ALES Sözel Soruları
ALES Sözel (sınavda 50 soru): 5 konuda 809 özgün soru. Her konunun özeti aşağıda; sorular üyelere açık: ücretsiz giriş yap, uygulamada bildiğin soru bir daha sorulmayacak biçimde çöz.
Uygulamada çözBildiğin soru bir daha sorulmaz, bilmediğin öğrenene kadar tekrar gelirKonular
Sözcükte Anlam
- Gerçek anlam: Sözcüğün akla gelen ilk, temel anlamı (“keskin bıçak”, “soğuk su”).
- Yan anlam: Gerçek anlamla bağını koruyarak biçim ya da işlev benzerliğiyle kazanılan anlam (“dağın eteği”, “masanın ayağı”).
- Mecaz anlam: Gerçek anlamdan tamamen uzaklaşan kullanım (“keskin zekâ”, “soğuk karşılama”); altı çizili ya da tırnak içindeki özgün imgeler bağlamdan çözülür.
- Terim anlam: Bir bilim, sanat ya da meslek alanına özgü kavram (“üçgenin açısı”, “cümlenin öznesi”).
- Somut / soyut: Beş duyudan biriyle algılanan somuttur (ses, koku, tat da somuttur); yalnızca zihinde var olan soyuttur (özlem, cesaret).
- Eş, zıt, sesteş: Eş anlamlı (konuk – misafir), zıt anlamlı (ileri – geri), sesteş (yüz: sayı / çehre) sözcükler bağlamla ayırt edilir.
- Deyim ve atasözü: Deyim, kalıplaşmış ve çoğunlukla mecazlı söz öbeğidir (ağzı kulaklarına varmak); atasözü, öğüt ya da genel yargı bildiren kalıplaşmış sözdür.
- İkileme: Tekrar (ağır ağır), eş/yakın anlamlı (derli toplu), karşıt anlamlı (aşağı yukarı), yansıma (çıtır çıtır) sözcüklerle kurulur.
- Boşluk doldurma: “ancak, oysa, -ken” gibi karşıtlık işaretleri iki boşluğa ters değerde sözcük ister; seçeneğin iki yarısını da ayrı ayrı sınayın.
- Altı çizili söz: Sözün gerçek anlamına dayanan seçenek çoğu zaman çeldiricidir; cümledeki işlevine ve bağlama bakın.
Cümlede Anlam
- Neden–sonuç: Bir yargı gerekçesiyle birlikte verilir: “-dığı için, -dığından, -dan dolayı, -dan, çünkü, -ınca, -dan kaynaklanmak”.
- Amaç–sonuç: Eylem, henüz gerçekleşmemiş bir amaca ulaşmak için yapılır: “-mak için, -mak üzere, amacıyla, diye”. “-dığı için” neden, “-mak için” amaç bildirir.
- Koşul: Yargının gerçekleşmesi bir şarta bağlanır: “-sa/-se, -dığı takdirde, -mak şartıyla, … -a bağlıdır”.
- Karşılaştırma: İki ya da daha çok varlık bir özellik bakımından birbirine göre ölçülür: “daha, en, kadar, göre, -dan”.
- Öznel–nesnel yargı: Kişisel beğeni, duygu ve değerlendirme içeren yargı özneldir, kişiden kişiye değişir; ölçülerek ya da gözlemlenerek doğrulanabilen yargı nesneldir.
- Örtülü anlam: Cümlede açıkça söylenmeyip “de, bile, artık, yine, bu kez” gibi sözlerden sezilen ek anlamdır.
- Varsayım ve olasılık: Varsayım bir durumu gerçekmiş gibi kabul eder (“diyelim ki, farz edelim”); olasılık kesin olmayan yargıdır (“-abilir, belki, galiba”).
- Kesinlik ve çıkarım: Kesin çıkarım yalnızca cümlede dayanağı olan yargıdır. Olasılığı kesinliğe çeviren, kapsamı genişleten (“herkes, hepsi”) ya da cümlede olmayan bilgi ekleyen seçenek yanlıştır.
- Anlamca aynı doğrultudaki cümle: Sözcükleri farklı olsa da aynı düşünceyi başka bir alanda ya da başka sözlerle dile getiren cümledir; yalnızca aynı sözcükleri tekrarlayan cümle bu kapsama girmez.
Paragrafta Anlam
- Konu ve başlık: Paragrafın “ne hakkında” olduğu. Konu tek bir ayrıntıyı değil, bütün cümlelerin etrafında döndüğü meseleyi kapsar; başlık bu konunun kısa adıdır.
- Ana düşünce: Yazarın konu hakkında okura iletmek istediği temel yargı. Çoğu zaman giriş ya da sonuç cümlesindedir; “oysa, ancak, kısacası, bu nedenle” gibi sözlerden sonra gelir. Bir örnek, tarihçe ya da tek bir bulgu ana düşünce olamaz; ana düşünce örnekten çıkarılan genel yargıdır.
- Yardımcı düşünce: Ana düşünceyi destekleyen ayrıntı, örnek, gerekçe ve kanıtlar. “Değinilmemiştir” sorularında şıkları metinle tek tek karşılaştır; metinde geçen sözcüğü taşıyan ama söyleneni çarpıtan şıkka dikkat et.
- Çıkarım (ulaşılabilir / söylenebilir): Yalnızca metinde dayanağı olan yargı doğrudur. “Her zaman, hiçbir, tümü, en, kesinlikle” gibi mutlaklık katan; “olabilir”i “olur”a çeviren; neden-sonucu ters kuran ya da genel kültürden gelen şıklar elenir.
- Yazarın tutumu ve amacı: “Bence, ne yazık ki, korkuyorum, itiraf edeyim” gibi öznel ifadeler tutumu ele verir (kaygı, yakınma, övgü, eleştiri, uyarı). Metinde alıntılanan bir düşünürün görüşünü yazara mal etme.
- Eleştirilen görüş ve uygulama: Yazarın “sanılıyor, yaygın kanı” diye sunup “oysa” ile çürüttüğü anlayış eleştirilen görüştür. Kavram soruda yeni bir örneğe uygulanıyorsa kavramın tanımındaki temel ilişkiyi ara, yüzeydeki benzer sözcüklere değil.
- Anlatım biçimleri: Açıklayıcı (bilgi verir), tartışmacı (görüş savunur, karşıt görüşü çürütür), öyküleyici (olay, kişi, zaman, yer), betimleyici (duyulara seslenen ayrıntılarla bir varlığı ya da yeri canlandırır).
- Düşünceyi geliştirme yolları: Tanımlama (“… -dır” diye kavramın ne olduğunu tam olarak söyler; bir özelliğini söylemek tanım değildir), örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme (bir kişinin ya da kaynağın sözüne başvurma), sayısal veri, benzetme (“gibi”), kişileştirme.
- Çözüm sırası: Önce kökü oku (olumlu mu, olumsuz mu?), sonra paragrafı; doğru sandığın şıkkı seçmeden önce öteki dört şıkkın neden yanlış olduğunu metne dayanarak göster.
Paragrafın Yapısı
- Paragraf: Tek bir ana düşünce etrafında birleşen, birbirine anlam, bağlayıcı ve gönderim sözcükleriyle bağlanan cümleler topluluğudur.
- Giriş cümlesi: Kendinden önce söylenmiş bir şeye dayanmaz; “bu, bunlar, söz konusu, ayrıca, bu nedenle, üstelik” gibi sözlerle başlamaz, konuyu en genel yargıyla açar.
- Sonuç cümlesi: Paragrafı toparlar; çoğunlukla “kısacası, sonuç olarak, böylece, demek ki” gibi sözlerle kurulur, yeni bir konu ya da paragrafın dışına taşan bir öneri getirmez.
- Akışı bozan cümle: Genel konuyla ilgili görünse de paragrafın odağından komşu bir konuya kayan cümledir; çıkarıldığında önceki ve sonraki cümle kesintisiz bağlanır. Soru ya da alıntı biçimindeki dikkat çekici cümle çoğu zaman akışa uygundur.
- Yer değiştirme ve sıralama: Gönderim sözcükleri (bu, onun, söz konusu, böyle bir), bağlayıcılar (önce, ardından, ise, da, bu nedenle) ve zaman sırası, her cümlenin yerini gösteren ipuçlarıdır.
- İkiye bölme: İkinci paragraf, odağın ya da bakış açısının değiştiği ilk cümleyle başlar (ör. sorundan çözüme, durumdan tepkiye). “Ancak, oysa” ile başlayan her cümle yeni paragraf değildir.
- Boşluk doldurma: Boşluğa gelecek cümle hem kendinden önceki hem sonraki cümleyle bağ kurmalıdır; yalnızca bir yana uyan seçenek çeldiricidir.
- Dışarıdan cümle yerleştirme: Verilen cümledeki gönderimli kavramın paragrafta ilk kez geçtiği cümle bulunur ve cümlenin ondan sonraki akışı bozmadığı denetlenir.
Sözel Mantık
- Tablo kurma: Öğeleri satıra, sıra/grup/gün gibi nitelikleri sütuna yazın; her koşulu tabloda işaretleyerek ilerleyin.
- Kesin bilgiden başlama: “X üçüncü sıradadır”, “Y perşembe günüdür” gibi sabit bilgileri önce yerleştirin; kalan boşluklar daralır.
- Sayısal sınırlar: “fazladır”, “en az / en çok” koşullarından grup büyüklüklerini çıkarın (ör. 7 kişi, 3 grup, her grupta en az 2, A grubu B’den kalabalık → 3-2-2).
- Blok koşullar: “hemen solunda”, “arasında tam iki kişi var” gibi koşulları birlikte hareket eden bloklar olarak düşünün; blokların sığabileceği yerleri sayın.
- Koşulun olumsuz hâli: “P ise Q” koşulu “Q değilse P de değildir” anlamını da taşır. “A, X’te değilse B, Y’dedir” → “B, Y’de değilse A, X’tedir.”
- Vaka ayırma: Bir öğenin yalnızca iki üç olası yeri varsa her olasılığı ayrı dalda deneyin; çelişki çıkan dalı eleyin, kalan dalları tablo olarak saklayın.
- Olabilir / kesin: “Olabilir” için tek bir geçerli dizilim yeter; “kesinlikle doğru” her geçerli dizilimde doğru olmalı; “kesinlikle yanlış / olamaz” hiçbir dizilimde gerçekleşmez.
- Ek koşul: Soru kökünde verilen ek bilgi yalnızca o soru için geçerlidir; önce bu bilgiyle uyuşan dizilimleri seçin, sonra seçenekleri bu dizilimlerde sınayın.
- Yeterli bilgi: Her seçeneği ayrı ayrı ekleyip tek bir dizilim kalıp kalmadığına bakın; iki dizilimi hâlâ açık bırakan bilgi yeterli değildir.