LGS T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Soruları
LGS T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük (sınavda 10 soru): 6 konuda 240 özgün soru. Her konunun özeti aşağıda; sorular üyelere açık: ücretsiz giriş yap, uygulamada bildiğin soru bir daha sorulmayacak biçimde çöz.
Uygulamada çözBildiğin soru bir daha sorulmaz, bilmediğin öğrenene kadar tekrar gelirKonular
- Bir Kahraman Doğuyor
- Millî Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar
- Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!
- Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye
- Demokratikleşme Çabaları
- Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
Bir Kahraman Doğuyor
- Sanayi İnkılabı 18. yüzyılın ikinci yarısında İngiltere'de başladı, 19. yüzyılda diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Buhar gücü, fabrikalar ve seri üretim; ham madde ve pazar arayışını, dolayısıyla sömürgecilik yarışını hızlandırdı. Köyden kente göç ve işçi sınıfı da bu sürecin sonuçlarıdır.
- Osmanlı Devleti sanayileşemediği için kapitülasyonlar ve düşük gümrük vergileri yüzünden Avrupa'nın ucuz fabrika mallarına açık bir pazar hâline geldi; yerli el sanatları ve esnaf zayıfladı. Dış borçlanma (Kırım Savaşı sonrası) iflasa, 1881'de Düyun-ı Umumiye idaresinin kurulmasına ve mali bağımsızlığın kısıtlanmasına yol açtı.
- 1789 Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet ve milliyetçilik fikirleri yayıldı. Milliyetçilik, çok uluslu imparatorlukları (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya) parçalayıcı etki yaptı; Sırp ve Rum ayaklanmaları ile Balkanlardaki bağımsızlık hareketleri bu etkinin sonucudur. Büyük devletler (Rusya, İngiltere, Fransa) bu durumdan yararlandı.
- Osmanlı yenileşme ve dağılmayı önleme çabaları sırasıyla: Tanzimat Fermanı (1839, Sultan Abdülmecid; can-mal-namus güvenliği, vergi ve askerlik düzeni), Islahat Fermanı (1856; gayrimüslimlere eşit haklar), Kanun-ı Esasi (1876, II. Abdülhamid; I. Meşrutiyet), meclisin 1878'de kapatılması, II. Meşrutiyet (23 Temmuz 1908).
- Dağılmayı önleme fikir akımları: Osmanlıcılık (din ve ırk farkı gözetmeden Osmanlı milleti, Yeni Osmanlılar), İslamcılık (halife çevresinde Müslümanların birliği), Türkçülük (Türk ulusal bilinci; Ziya Gökalp, Yusuf Akçura) ve Batıcılık (Avrupa'nın hukuk ve yönetim anlayışı). Osmanlıcılık, gayrimüslimlerin milliyetçilik duygularıyla ayrılmak istemesi yüzünden başarısız kaldı.
- 1911'de İtalya Trablusgarp'a saldırdı: sömürge arayışı, bölgenin yakınlığı, Osmanlı'nın karadan bağlantısının olmaması ve donanmasının zayıflığı etkili oldu. Balkanlardaki savaş nedeniyle Osmanlı, 1912'de Uşi Antlaşması ile Trablusgarp'tan çekildi. Mustafa Kemal gönüllü olarak bu savaşa katıldı ve gayrinizami savaş deneyimi kazandı.
- Balkan Savaşları (1912-1913): Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ'ın kurduğu ittifak I. Balkan Savaşı'nda Osmanlı'yı yendi; Rumeli'deki toprakların büyük bölümü (Batı Trakya, Makedonya, Arnavutluk, Ege adalarının çoğu) kaybedildi. Bulgaristan'ın yenildiği II. Balkan Savaşı'nda Edirne geri alındı. Büyük bir göç dalgası ve ekonomik kayıp yaşandı.
- Mustafa Kemal 1881'de Selanik'te doğdu; babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Şemsi Efendi Mektebi, Selanik Askerî Rüştiyesi (matematik öğretmeni ona “Kemal” adını verdi), Manastır Askerî İdadisi, İstanbul Harp Okulu ve Harp Akademisi (1905, kurmay yüzbaşı) eğitim basamaklarıdır.
- Selanik ve Manastır çok kültürlü, ticaretle canlı, Batı ile bağlantılı şehirlerdi; Mustafa Kemal'in dünya görüşünü geliştirdi. Sofya'daki askerî ataşelik diplomasi ve Avrupa siyasetini tanımasını sağladı. Picardie Manevraları'nda (1910) Avrupa'nın savaş hazırlığını gözlemledi.
- Mustafa Kemal'i etkileyenler: Namık Kemal (vatan, hürriyet), Tevfik Fikret (Batı medeniyetini örnek alma, inkılap ruhu), Mehmet Emin Yurdakul (millî şuur), Rousseau (millî egemenlik), Montesquieu (kuvvetler ayrılığı), Voltaire ve Comte. Vatan ve Hürriyet Cemiyeti, 31 Mart Vakası ve ordunun siyasetten uzak tutulması düşüncesi de onun fikir hayatının parçasıdır.
- Kişilik özellikleri (kaynaklardan çıkarım): ileri görüşlülük (Picardie ve Balkanlar öngörüleri), vatanseverlik (Trablusgarp'a gönüllü gidişi), liderlik ve örgütleyicilik (cemiyet kurması), çok yönlülük, araştırmacılık ve kitap sevgisi, açık sözlülük.
- Kaynak yorumlama ipucu: Metinde açıkça geçmeyen ya da metne ters düşen yargıya ulaşılamaz; “söylenemez” köklerinde metne dayanmayan seçeneği bulun. Neden–sonuç sorularında önce olayın nedenini, sonra etkilediği alanı (siyasi, ekonomik, sosyal, askerî) belirleyin.
Millî Uyanış: Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar
- I. Dünya Savaşı'nın genel nedenleri: sömürge ve pazar rekabeti (Sanayi İnkılabı'nın sonucu), milliyetçilik, devletlerin bloklara ayrılması (İttifak ve İtilaf Devletleri) ve silahlanma yarışıdır. Savaşı başlatan olay, 28 Haziran 1914'te Saraybosna'da Avusturya-Macaristan veliahtının bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesidir.
- Osmanlı Devleti önce tarafsızlık ilan etti, seferberlik başlattı, Boğazları kapattı ve kapitülasyonları kaldırdı. İtilaf Devletlerinden güvence alamayınca Almanya ile gizli ittifak yaptı (Ağustos 1914); Karadeniz'de Rus limanlarının bombalanmasıyla (Ekim 1914) savaşa fiilen girdi.
- Osmanlı cepheleri: taarruz cepheleri (Kafkas, Kanal), savunma cepheleri (Çanakkale, Irak, Suriye-Filistin, Hicaz-Yemen) ve müttefiklere yardım cepheleri (Galiçya, Romanya, Makedonya). Çanakkale zaferi İtilaf'ın kısa sürede kazanma planını bozdu; Rusya'ya yardım ulaşmadığından Rusya'da Bolşevik İhtilali çıktı ve Rusya savaştan çekildi.
- Savaşın sonuçları: sınırlar değişti, çok uluslu imparatorluklar (Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Rusya, Almanya) dağıldı, yeni ulus devletler kuruldu, Milletler Cemiyeti kuruldu. Sömürgecilik “manda ve himaye” adıyla sürdü; yenilenlerden ağır tazminat istendi.
- Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918): Osmanlı ordusu terhis edildi, Boğazlar işgale açıldı, haberleşme ve ulaşım İtilaf denetimine girdi; 7. madde (güvenlik için stratejik noktaları işgal) ve 24. madde (altı ilde karışıklık hâlinde işgal) işgallere kapı araladı. İzmir'in Yunanlarca işgali (15 Mayıs 1919) halkı harekete geçirdi.
- Halkın tepkisi: millî cemiyetler (Trakya-Paşaeli, Redd-i İlhak, Vilayat-ı Şarkiye vb.), mitingler, protesto telgrafları ve Kuvâ-yı Millîye adlı bölgesel direniş birlikleri. Millî varlığa karşı cemiyetler (Mavri Mira, Etnik-i Eterya, Pontus, İngiliz Muhipleri, Wilson Prensipleri Cemiyeti) ise işgalleri ya da manda ve himayeyi savundu.
- Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Havza Genelgesi (işgallere karşı miting ve protesto, azınlıklara zarar verilmemesi), Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919; “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır”, Sivas'ta kongre çağrısı) Millî Mücadele'nin gerekçesini ve yöntemini belirledi.
- Erzurum Kongresi (23 Temmuz-7 Ağustos 1919; bölgesel toplandı, ulusal kararlar aldı): vatan bütünlüğü, manda ve himayenin reddi, Kuvâ-yı Millîye'yi etkin millî iradeyi hâkim kılma. Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919; ulusal temsil): millî cemiyetler tek örgütte toplandı (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk), Temsil Heyeti genişletildi, manda kesin reddedildi.
- Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da açılması (12 Ocak 1920) ve Misakımillî'yi kabulü (28 Ocak 1920, ilanı 17 Şubat): Türk yurdunun sınırları, halk oylaması, tam bağımsızlık (kapitülasyonların kaldırılması) ve azınlık haklarının karşılıklılığı. İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal edip meclisi bastı.
- Bunun üzerine TBMM 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldı: egemenlik kayıtsız şartsız milletindir; yasama ve yürütme yetkisi mecliste toplandı (güçler birliği); olağanüstü yetkili, demokratik ve millî bir meclisti. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (20 Ocak 1921) bu anlayışı hukuki temele oturttu.
- TBMM'ye karşı İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletlerinin kışkırttığı ayaklanmalar çıktı. Bunlar Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri, fetvalar ve basın-yayın kuruluşları (İrade-i Milliye, Hâkimiyet-i Millîye, Anadolu Ajansı) yoluyla bastırıldı; meclisin otoritesi pekişti.
- Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) İstanbul Hükûmeti tarafından imzalandı; ordu sınırlandı, Boğazlar uluslararası komisyona bırakıldı, topraklar paylaştırıldı. TBMM bu antlaşmayı millî iradeye dayanmadığı ve Misakımillî'ye aykırı olduğu için tanımadı; Sevr uygulanamadı.
- Çıkarım ipucu: “Ulaşılamaz/söylenemez” sorularında metindeki bilgiyle çelişen ya da metinde hiç geçmeyen yargıyı arayın. Kongre ve belgelerde “bölgesel mi ulusal mı”, “bağımsızlık mı manda mı”, “millî irade mi İstanbul hükûmeti mi” karşıtlıklarına dikkat edin.
Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!
- TBMM, 23 Nisan 1920'de Ankara'da açıldı; Mustafa Kemal Meclis Başkanı seçildi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi benimsendi; yasama ve yürütme yetkisi Meclis'te toplandı (güçler birliği). 20 Ocak 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu bu anlayışı anayasal güvenceye aldı.
- Meclis, 29 Nisan 1920'de Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu çıkardı; İstanbul Hükûmeti ve İtilaf Devletleri'nin kışkırttığı iç ayaklanmalar bastırıldı, Kuvâ-yı Millîye'nin yerine düzenli ordu kuruldu. Anadolu Ajansı (6 Nisan 1920) Millî Mücadele'nin sesini yurt içine ve dışına duyurdu.
- Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920) İstanbul Hükûmeti'nin temsilcilerince imzalandı; Anadolu'yu paylaştırıyor, bağımsızlığı ortadan kaldırıyordu. TBMM bu antlaşmayı hukuken tanımadı ve uygulanmasına izin vermedi.
- Doğu Cephesi (Kâzım Karabekir) Ermenilere karşı kazanılan zaferle kapandı; TBMM'nin imzaladığı ilk antlaşma olan Gümrü Antlaşması (3 Aralık 1920) Sevr'i Doğu'da geçersiz kıldı. Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) doğu sınırını Kafkasya cumhuriyetlerinin de katılımıyla kesinleştirdi.
- Güney Cephesi'nde Fransızlara ve onların silahlandırdığı Ermenilere karşı Maraş (Sütçü İmam), Antep (Şahin Bey, Kılıç Ali) ve Urfa (Onikiler) halkı Kuvâ-yı Millîye ile direndi. Sakarya Zaferi'nden sonra imzalanan Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) ile Fransa Kilikya'yı boşalttı; Güney Cephesi kapandı.
- Batı Cephesi: I. İnönü (Ocak 1921) düzenli ordunun ilk zaferidir; II. İnönü (Mart-Nisan 1921) sonrası İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıkları belirginleşti. Londra Konferansı'na (Şubat-Mart 1921) TBMM de çağrıldı; Moskova (16 Mart 1921) ve Türk-Afgan antlaşmaları diplomatik başarılar sağladı. 12 Mart 1921'de İstiklal Marşı kabul edildi.
- Kütahya-Eskişehir Muharebeleri (Temmuz 1921) sonrası Türk ordusu Sakarya'nın doğusuna çekildi. Meclis, Mustafa Kemal'e üç ay süreli Başkomutanlık yetkisi verdi (5 Ağustos 1921) ve Tekâlif-i Millîye Emirleri yayımlandı. Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921, 22 gün) kazanıldı; Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi.
- Maarif Kongresi (16-21 Temmuz 1921) savaş sürerken Ankara'da toplandı; "asker ordusu" kadar "irfan ordusu"nun da önemi vurgulandı. Millî Mücadele cephede olduğu kadar cephe gerisinde de (kadınlar, İstiklal Yolu, Tekâlif-i Millîye komisyonları) halkın katılımıyla kazanıldı.
- Büyük Taarruz 26 Ağustos 1922'de başladı; Başkomutanlık Meydan Muharebesi 30 Ağustos'ta kazanıldı. "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir" emriyle 9 Eylül'de İzmir kurtarıldı. Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922) ile çatışmalar bitti, Doğu Trakya TBMM yönetimine geçti; saltanat 1 Kasım 1922'de kaldırıldı.
- Lozan Konferansı 20 Kasım 1922'de başladı, antlaşma 24 Temmuz 1923'te imzalandı. Kapitülasyonlar ve Düyun-u Umumiye kaldırıldı, sınırlar belirlendi, Boğazlar uluslararası komisyona bırakıldı (1936 Montrö ile değişti), Türk-Yunan nüfus mübadelesi öngörüldü. Musul sorunu sonraya bırakıldı (1926 Ankara Antlaşması).
- Lozan, Sevr'i tarihe gömdü ve yeni Türk devletinin tam bağımsızlığını uluslararası alanda tescil etti. Millî Mücadele'nin askerî başarıları diplomatik kazanımların önünü açtı: I. İnönü - Londra, Sakarya - Ankara Antlaşması, Büyük Taarruz - Mudanya.
- Edebiyat ve sanat da Millî Mücadele'ye katıldı: Mehmet Akif Ersoy (İstiklal Marşı), Halide Edip Adıvar (Ateşten Gömlek), Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Yaban). Kadınlar (Kara Fatma, Şerife Bacı, Halide Edip) cephede ve cephe gerisinde görev aldı.
Atatürkçülük ve Çağdaşlaşan Türkiye
- Atatürk ilkeleri altı tanedir: cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, inkılapçılık. 1931'de CHP programına, 5 Şubat 1937'de Anayasa'ya girdi. İlkeler birbirini tamamlar; sürekli gelişmeye açık, akılcı, bilimsel, gerçekçi, ulusal, evrensel ve barışçıdır.
- Cumhuriyetçilik: egemenlik millete aittir, yönetim şekli cumhuriyettir, yöneticiler belli süre için seçilir. Milliyetçilik: bütünleştiricidir; vatandaşlık bağını esas alır, ırkçılığı ve yayılmacılığı reddeder; millî kültürü korur (Türk Tarih Kurumu 1931, Türk Dil Kurumu 1932).
- Halkçılık: ayrıcalığı reddeder, kanun önünde eşitliği ve devlet imkânlarından eşit yararlanmayı savunur (Soyadı Kanunu 1934, lakap ve unvanların kaldırılması). Devletçilik: devlet, özel sektörün yapamadığı alanlarda yatırım yapar; özel mülkiyeti ortadan kaldırmaz (Sümerbank 1933, Etibank ve MTA 1935, I. Beş Yıllık Sanayi Planı 1934).
- Laiklik: din ve devlet işlerinin ayrılması, vicdan özgürlüğüdür. Halifelik kaldırıldı, Tevhid-i Tedrisat ve Şer'iye mahkemelerinin kaldırılması (1924), tekke ve zaviyelerin kapatılması (1925), Medeni Kanun (1926), anayasadan din devleti ibaresinin çıkarılması (1928), laikliğin anayasaya girmesi (1937). İnkılapçılık: sürekli yenilenmeyi ve çağdaş uygarlığa ulaşmayı hedefler.
- Siyasi alan: Saltanat (1 Kasım 1922), Ankara başkent (13 Ekim 1923), Cumhuriyet (29 Ekim 1923), Halifelik (3 Mart 1924), 1924 Anayasası. 1921 Anayasası'nda güçler birliği vardı; 1924 Anayasası'nda yürütme Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'na, yargı bağımsız mahkemelere ayrıldı. Çok partili denemeler: Terakkiperver (1924) ve Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930) kısa sürede kapandı.
- Hukuk ve toplumsal alan: Medeni Kanun (1926) resmî nikâh, tek eşlilik, kadın-erkek eşitliği getirdi. Kadınlara belediye (1930), muhtarlık (1933) ve milletvekili seçme-seçilme hakkı (1934) verildi. Soyadı Kanunu 1934; Şapka Kanunu 1925; takvim (1926), saat ve ölçü birimleri (1931) uluslararası ölçülere uyduruldu.
- Eğitim ve kültür: Tevhid-i Tedrisat (1924), Harf İnkılabı (1 Kasım 1928) ve Millet Mektepleri, Halkevleri (1932), Üniversite Reformu (1933), Devlet Konservatuvarı (1936). Atatürk bu alanda "başöğretmen" olarak çalıştı; eserleri arasında Nutuk (1927), Medeni Bilgiler ve Geometri vardır.
- Ekonomi: İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat 1923) ve Misak-ı İktisadi ile millî ekonominin temelleri atıldı. Aşar vergisi kaldırıldı (1925), Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927), Kabotaj Kanunu (1926) çıkarıldı. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı'ndan sonra Merkez Bankası (1930) kuruldu, devletçilik uygulaması güçlendi.
- Sağlık ve sosyal alan: bulaşıcı hastalıklarla mücadele için dispanserler, sanatoryumlar ve seyyar tabiplikler kuruldu; sağlık hizmetleri kırsala yayıldı. Devlet, yurttaşlarının hak ve özgürlüklerini koruyan hukuk devleti, sağlık ve eğitim hizmeti sunan sosyal devlet olma yolunda ilerledi.
- Atatürk Dönemi dış politika ilkeleri: barışçılık ("Yurtta sulh, cihanda sulh"), gerçekçilik, tam bağımsızlık, karşılıklılık (mütekabiliyet). Milletler Cemiyeti'ne üyelik (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936), Sadabat Paktı (1937). Musul sorunu 1926'da barışçı yolla çözüldü; Hatay 1939'da Türkiye'ye katıldı.
- Atatürk ilke ve inkılaplarının dayandığı temel esaslar: millî egemenlik, tam bağımsızlık, millî birlik ve beraberlik, millî kültür ve tarih bilinci, akılcılık-bilimsellik, çağdaşlaşma. Gençliğe Hitabe, cumhuriyeti ve bağımsızlığı korumayı gençlerin birinci görevi sayar.
Demokratikleşme Çabaları
- Atatürk, Cumhuriyet’i halkın yönetime katıldığı bir düzen olarak görüyor; bu yüzden siyasi parti kurulmasını ve farklı görüşlerin Meclis’te yer almasını istiyordu.
- Halk Fırkası, Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun partiye dönüştürülmesiyle 9 Eylül 1923’te kuruldu; Cumhuriyet’in ilanından (29 Ekim 1923) sonra adı Cumhuriyet Halk Fırkası oldu.
- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (17 Kasım 1924): Kâzım Karabekir başkanlığında Millî Mücadele komutanlarınca kuruldu; ilk muhalefet partisidir. Şeyh Sait isyanından sonra Takrir-i Sükûn Kanunu’na dayanılarak 1925’te kapatıldı.
- Aynı günlerde çıkan kanunla görevini sürdüren subayların milletvekili olması yasaklandı; amaç ordunun siyasetin dışında tutulmasıydı.
- Serbest Cumhuriyet Fırkası (12 Ağustos 1930): Atatürk’ün isteğiyle Fethi Okyar tarafından kuruldu; cumhuriyetçilik, milliyetçilik ve laikliğe bağlı, liberal ekonomi yanlısıydı.
- Rejim karşıtlarının bu ortamdan yararlanmaya çalışması üzerine Fethi Okyar partiyi 17 Kasım 1930’da feshetti; ardından 23 Aralık 1930’da Menemen Olayı yaşandı.
- Üç parti de Meclis üstünlüğünü (millî egemenliği) savundu; Cumhuriyet Halk Fırkası iki dereceli seçim ve devletçi ekonomiyi, iki muhalefet partisi ise tek dereceli seçim ve liberal ekonomiyi savundu.
- Atatürk’ün muhalefeti istemesindeki amaçlar: hükûmeti denetlemek, hataları önlemek, farklı görüşleri Meclis’te temsil etmek ve Türk demokrasisinin saygınlığını artırmak.
- İki deneme de kalıcı olamadı; toplumun çok partili hayata hazır olmadığı görüldü ve çok partili yaşam 1946’da Demokrat Parti ile kalıcı biçimde başladı.
- Kadınlara siyasal haklar tanındı: 1930’da belediye, 1933’te muhtar ve ihtiyar heyeti, 5 Aralık 1934’te milletvekili seçme ve seçilme hakkı; 1935’te Meclis’e 18 kadın milletvekili girdi.
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
- Atatürk Dönemi dış politikasının ilkeleri: tam bağımsızlık, barışçılık (“Yurtta sulh, cihanda sulh”), gerçekçilik, millî menfaatleri esas alma ve karşılıklılık (mütekabiliyet).
- Lozan’dan sonra çözülmesi gereken sorunlar: yabancı okullar, nüfus mübadelesi, Musul, Boğazlar ve Hatay; Türkiye bunların hepsinde savaşa başvurmadan diplomasi yolunu seçti.
- Yabancı okullar, kapitülasyonlardan yararlanılarak açılmıştı; Türkiye bunları Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlayıp kurallara uymayanları kapattı ve konuyu iç mesele saydı (tam bağımsızlık).
- Nüfus mübadelesi: Lozan’a göre Anadolu Rumları ile Yunanistan Türkleri yer değiştirdi; İstanbul, Gökçeada, Bozcaada Rumları ve Batı Trakya Türkleri hariçti. Sorun 10 Haziran 1930 Ankara Antlaşması ile çözüldü, Venizelos’un ziyaretiyle dostluk dönemi başladı.
- Musul: Misakımillî sınırları içindeydi, 1918’de İngilizlerce işgal edildi; Lozan’da çözülemedi, Milletler Cemiyeti’ne götürüldü ve 5 Haziran 1926 Ankara Antlaşması ile Irak’a bırakıldı; petrol gelirinin %10’u 25 yıl Türkiye’ye verildi.
- Boğazlar: Sevr’de uluslararası komisyon; Lozan’da başkanı Türk olan komisyon ve askerden arındırılmış iki yaka; 20 Temmuz 1936 Montrö Sözleşmesi ile komisyon kalktı, Türkiye askerî güç bulundurma hakkını kazandı, barışta ticaret gemileri serbestçe geçebildi.
- Montrö, 1930’ların yayılmacılığına (Habeşistan’ın işgali, Ren Bölgesi) karşı güvenlik kaygısıyla istendi; Atatürk bunu Lozan’ın tamamlanması olarak yorumladı.
- Milletler Cemiyeti’ne 18 Temmuz 1932’de üye olundu; barışçı politika sayesinde Türkiye’nin itibarı arttı. Cemiyet, İkinci Dünya Savaşı’nı önleyemedi.
- Balkan Antantı (9 Şubat 1934): Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya; sınırların karşılıklı güvencesi ve bölgesel barış amaçlandı, Bulgaristan ve Arnavutluk katılmadı.
- Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937): Türkiye, İran, Irak ve Afganistan; doğu sınırlarının güvenliği ve bölgesel barış amaçlandı.
- Hatay: Fransa’nın Suriye mandasında kalmıştı; Atatürk konuyu 1936’da TBMM’de dile getirdi, 1938’de Hatay Devleti kuruldu, 1939’da Hatay Meclisi kararıyla Türkiye’ye katıldı.