- beş
- Sınavlar
- MEB-AGS ÖABT
- Tarih Öğretmenliği
MEB-AGS ÖABT Tarih Öğretmenliği Soruları
MEB-AGS ÖABT Tarih Öğretmenliği (sınavda 50 soru · metodoloji, Osmanlı Türkçesi, Türk, İslam ve dünya tarihi): 9 konuda 492 özgün soru. Her konunun özeti aşağıda; sorular üyelere açık: ücretsiz giriş yap, uygulamada bildiğin soru bir daha sorulmayacak biçimde çöz.
Uygulamada çözBildiğin soru bir daha sorulmaz, bilmediğin öğrenene kadar tekrar gelirKonular
- Tarih Metodolojisi
- Osmanlı Türkçesi
- Eski Çağ Tarihi
- İlk Türk Devletleri Tarihi
- Orta Çağ İslam Tarihi
- Osmanlı Tarihi
- Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
- Orta Çağ’dan XX. Yüzyıla Dünya Tarihi
- XX. Yüzyıl Türk ve Dünya Tarihi
Tarih Metodolojisi
- Tarih, geçmişte yaşanmış olayları yer, zaman ve sebep-sonuç ilişkisi içinde belgelere dayanarak inceleyen bilim dalıdır.
- Tarihte deney ve gözlem yapılamaz; olaylar tekrarlanamaz. Bu yüzden tarihçi belge ve bulgulara dayanarak çıkarım yapar ve ulaştığı bilgi yeni bulgularla değişebilir.
- Tarih yöntemi beş basamaktan oluşur: tarama (kaynakları bulma), tenkit (eleştiri), tasnif (sınıflama), tahlil (çözümleme) ve terkip (birleştirme, sentez).
- Dış tenkit belgenin gerçek ve sahte olup olmadığını kâğıt, mürekkep, yazı ve mühür gibi dış özelliklerden araştırır; iç tenkit içeriğin tutarlılığını, yazarın amacını ve tarafgirliğini sorgular.
- Birinci el kaynak, olayı yaşayan ya da olayla çağdaş kişinin ürettiği belgedir (mektup, günlük, resmî yazışma). İkinci el kaynaklar sonradan, birinci el kaynaklara dayanarak yazılır.
- Kaynaklar yazılı (belge, kitabe, vakayinâme), sözlü (destan, menkıbe, sözlü tarih), görsel (resim, fotoğraf, film) ve maddi/arkeolojik (alet, yapı, sikke) olarak gruplanır.
- Yazının bulunuşundan önceki dönemler tarih öncesi, sonrası tarih dönemleridir. Yazılı belgesi olmayan dönemler arkeolojik buluntularla aydınlatılır.
- Nümismatik sikkeleri, sfragistik mühürleri, epigrafi kitabeleri, heraldik armaları, genealoji soy ağaçlarını, metroloji ağırlık ve ölçüleri inceler.
- Paleografya eski yazıları okumayı, diplomatik resmî belgelerin biçim ve geçerliliğini, kodikoloji el yazması kitabın fiziksel yapısını, onomastik özel adları araştırır.
- Kronoloji zaman hesabıdır. Tarihlendirmede stratigrafi (tabaka sırası), dendrokronoloji (ağaç halkaları) ve radyokarbon gibi arkeometrik yöntemler kullanılır.
- Takvimlerde Hicrî ay yılına (yaklaşık 354 gün), Miladî güneş yılına dayanır. Hicrî takvim hicretle başlar (622) ve Miladî takvimden yaklaşık her 33 yılda bir yıl öne geçer.
- Miladî takvimde sıfır yılı yoktur. MÖ yüzyıllar geriye doğru sayılır: MÖ 100–1 arası MÖ 1. yüzyıl, MÖ 200–101 arası MÖ 2. yüzyıldır.
- Tarih çağları Avrupa tarihine göre ayrılmıştır: İlkçağ yazıdan 476’ya, Ortaçağ 476’dan 1453’e (bazı anlatımlarda 1492), Yeniçağ 1453’ten 1789’a, Yakınçağ 1789’dan günümüze uzanır.
- Çağ ayrımı kolaylaştırıcı bir araçtır; dönüm noktaları her toplum için aynı anlam taşımaz ve süreklilik büsbütün kesilmez.
- Herodot tarihin babası kabul edilir; Thukydides olayları insan eylemlerine ve nedenlere dayandırmıştır. İbn Haldun Mukaddime’de tarihi toplumsal yapı ve asabiyet kavramıyla açıklamıştır.
- Osmanlı tarih yazımında vakanüvisler resmî olayları kaydetmiş, Naima, Kâtip Çelebi ve Cevdet Paşa gibi tarihçiler yöntem ve değerlendirmeleriyle öne çıkmıştır.
- Eser türleri: vakayinâme (olay kaydı), tezkire (kişi biyografileri), seyahatname (gezi), sefaretname (elçilik raporu), fetihname (zafer anlatısı), salname (yıllık).
- Ranke arşiv belgesine dayanan eleştirel siyasi tarih anlayışıyla modern bilimsel tarih yazımının kurucusu sayılır; Annales Okulu ekonomi, toplum ve zihniyetlere yönelerek uzun süreyi (longue durée) öne çıkarır.
- Tarih felsefesi ikiye ayrılır: spekülatif tarih felsefesi tarihin bütününe anlam ve yön arar (Hegel, Marx, Toynbee); eleştirel tarih felsefesi tarihsel bilginin niteliğini, nesnelliği ve açıklamayı sorgular.
- Carr’a göre tarih, tarihçi ile olgular arasında sürekli bir etkileşimdir. Olgu belgelerle doğrulanabilir; yorum ise tarihçinin bakışına bağlıdır.
- Osmanlı arşiv kaynakları: tahrir defterleri (nüfus, vergi), mühimme defterleri (merkezden emirler), şer’iyye sicilleri (halkın hukuki işlemleri), vakfiyeler ve ahidnameler.
- Tarih öğretiminde tarihsel düşünme becerileri kronolojik düşünme, kanıt kullanma, neden-sonuç ilişkisi, değişim-süreklilik ve tarihsel empatidir.
Osmanlı Türkçesi
- Osmanlı Türkçesi, Arap alfabesi esas alınarak yazılan Türkçedir; yazı sağdan sola doğru ilerler, rakamlar ise soldan sağa yazılır.
- Arap alfabesinin 28 harfine Farsçadan dört harf eklenmiştir: pe (p), çim (ç), je (j) ve gef (g). Türkçeye özgü genizsi ñ sesi sağır kef ile gösterilir.
- Yedi harf kendinden sonraki harfe bitişmez: elif, dal, zel, re, ze, je ve vav. Bu harflerden sonra gelen harf sözcük içinde de başlangıç biçimini alır.
- Arapçada ünlüleri gösteren harf sayısı azdır; okunuşu harekeler belirler. Üstün a/e, esre i/ı, ötre o/ö/u/ü seslerini verir.
- Sükûn harfin ünlüsüz olduğunu, şedde harfin çift okunduğunu, med uzun ünlüyü, tenvin ise sözcük sonundaki -an/-in/-un sesini gösterir.
- Vav v ünsüzü ile o, ö, u, ü ünlülerini; ye y ünsüzü ile i, ı ünlülerini gösterir. Elif ise sözcük başında ve içinde a/e ve uzun â için kullanılır.
- Aynı Latin sesini veren harfler Arapçada ayrılır: se, sin, sad (s); zel, ze, dad, zı (z); te, tı (t); ha, hı, he (h). Kalın harfler sad, dad, tı, zı, gayn, hı ve kaftır.
- Kalın harfler yanlarındaki ünlüleri kalın okutur; Türkçe sözcüklerde kalın–ince ayrımı bu harflerin ve kaf ile kef seçiminin yardımıyla gösterilir.
- Arapçadaki "el" takısı şemsi harflerden (te, se, dal, zel, re, ze, sin, şin, sad, dad, tı, zı, lam, nun) önce l sesini kaybeder: Dârüş-şifâ. Kameri harflerde l okunur: Dârül-fünûn.
- Abdürrahman, Abdülhamid gibi adlarda Abd (kul) sözcüğüne eklenen "el" takısı kuralına göre okunur; ikinci sözcük kamerî ise l korunur, şemsî ise benzeşir.
- Farsça tamlama (izafet) Türkçenin tersi sıradadır: asıl öğe önce, tamlayan veya sıfat sonra gelir ve ikisini -ı/-i bağlar. Kitâb-ı Ahmed (isim tamlaması), devlet-i aliyye (sıfat tamlaması).
- Vav-ı atıf, iki sözcüğü "ve" anlamıyla bağlar: leyl ü nehâr, hall ü akd. Okunuşu -u/-ü biçimindedir.
- Sık görülen Farsça ek ve önekler: bî- (-sız), nâ- (olumsuzluk), -hâne (yer), -nâme (yazı, kitap), -zâde (oğul), -dâr (sahip, tutan), -istân (yer, ülke), ser- (baş).
- Arapçada kırık çoğul, kelimenin iç yapısı değişerek oluşur: kitap–kütüb, mektep–mekâtib, hüküm–ahkâm, vakıf–evkâf, sebep–esbâb, hâl–ahvâl, hâdise–havâdis.
- Bazı çoğullar sonu -â ile biter: âlim–ulemâ, vezir–vüzerâ, emir–ümerâ, fakir–fukarâ. Sağlam çoğulda ise -ât (dişil) ya da -ûn/-în (eril) ekleri kullanılır.
- Arapça kalıplar anlam taşır: fâil kalıbı yapanı (kâtip, âlim, hâkim), mef’ûl kalıbı yapılanı (mektup, mahkûm, mağlûp), mef’ale/mef’il kalıbı yeri (mektep, mahkeme, mescit, meclis) bildirir.
- Ebced hesabında her harfin sayı değeri vardır: elif 1 … ye 10, kef 20 … nun 50, sin 60, ayn 70, fe 80, sad 90, kaf 100, re 200, şin 300, te 400 … gayn 1000.
- Tarih düşürme (ebced tarihi) kitabe ve manzumelerde bir mısranın harf değerlerinin toplamıyla yılı verir; hesapta yalnızca harflerin yazılı hâli esas alınır.
- Hicrî aylar sırasıyla Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülâhir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce’dir.
- Ay içi tarih deyimleri: gurre (ilk gün), selh (son gün), evâil (başlar), evâsıt (ortalar), evâhir (sonlar). "Fî gurre-i Şevval" Şevval’in ilk günüdür.
- Aklâm-ı sitte altı kalemdir: sülüs, nesih, muhakkak, reyhânî, tevkî ve rik’a. Divânî, siyakat ve taliki bunların dışında kalan yazı türleridir.
- Siyakat, mali kayıtlarda kullanılan kısaltmalı ve rakamlı bir yazı biçimidir; divânî ise Divan-ı Hümayun belgelerinde ve fermanlarda kullanılan bir yazıdır.
- Ferman padişah emri, berat atama ve imtiyaz belgesi, tuğra padişahın imzası, hatt-ı hümâyûn padişahın kendi el yazısıyla yazdığı yazıdır.
- Mühimme defterleri merkezî yönetimin kararlarını, şer’iyye sicilleri kadı mahkemelerindeki davaları, tapu tahrir defterleri nüfus ve vergi kayıtlarını içerir.
- Cülûs padişahın tahta çıkışıdır; tahttan indirilmesi "hal’" olarak adlandırılır.
Eski Çağ Tarihi
- Tarih öncesi ile tarih çağları arasındaki sınır yazının bulunuşudur; Eski Çağ, yazının icadından (yaklaşık M.Ö. 3200) Batı Roma’nın yıkılışına (476) kadar süren dönemdir.
- Mezopotamya’da Sümerler şehir devletleri kurmuş, çivi yazısını geliştirmiş, 60 tabanlı sayı sistemi ve zigurat mimarisini ortaya koymuştur.
- Akad Kralı Sargon ilk imparatorluğu kurmuş; sonra Babil (Hammurabi), Asur (Ninova) ve Yeni Babil (Nabukadnezar) dönemleri izlemiştir.
- Hammurabi Kanunları talyon ilkesini sınıf farkıyla birlikte uygular; ceza suçlunun toplumsal konumuna göre değişir.
- Mısır’da firavun tanrı-kral sayılır; ölümden sonra yaşam inancı mumyalama ve piramit yapımına yol açmıştır.
- Mısır tarihi Eski, Orta ve Yeni Krallık olarak ayrılır; Hiksoslar Orta Krallık sonrası egemen olmuş, Ahmose onları kovmuştur.
- Rosetta Taşı üç yazı içerir; Champollion bu taşla hiyeroglifi çözmüştür.
- Anadolu’nun yazılı tarihi Asur Ticaret Kolonileri Çağı’yla başlar; yerli halk Hattilerdir.
- Hititler Hattuşa merkezli, Hint-Avrupa dilli bir devlettir; kralın yetkisi pankuş meclisiyle sınırlıydı. Kadeş Antlaşması önemli bir diplomatik belgedir.
- Frigler (Gordion), Urartular (Tuşpa) ve Lidyalılar (Sardes) Hititlerden sonra Anadolu’nun önemli devletleridir; para Lidya’da basılmıştır.
- Persler satraplık sistemi ve Kral Yolu ile geniş imparatorluğu yönetmiş; Kyros Lidya’yı almış, Anadolu’daki İyon kentleri Pers egemenliğine girmiştir.
- Fenikeliler ünsüz alfabeyi yaymış, denizci tüccar kimlikleriyle Kartaca gibi koloniler kurmuştur.
- Yunan uygarlığı polis denilen bağımsız şehir devletlerinden oluşur; Atina’da demokrasi, Sparta’da askerî oligarşi gelişmiştir.
- Atina’da Solon borç kölelığini kaldırmış, Kleisthenes bölgesel örgütlenme getirmiştir; halk meclisi ekklesiadır, kadın ve köleler yurttaş sayılmazdı.
- Pers Savaşları (Maraton, Salamis, Plataia) Yunan şehirlerinin üstünlüğüyle bitmiş; Peloponnes Savaşları ise Sparta’nın zaferiyle sonuçlanıp Yunan şehirlerini zayıflatmıştır.
- Büyük İskender Granikos, İssos ve Gaugamela zaferleriyle Pers’i yıkmış; ölümü sonrasında Hellenistik krallıklar (Selevkoslar, Batlamyuslar, Pergamon) doğmuştur.
- Hellenistik Çağ’da Yunan kültürü Doğu’ya yayılmış; İskenderiye ve Pergamon bilim ve kültür merkezleri olmuştur.
- Roma Krallık, Cumhuriyet ve İmparatorluk dönemlerinden geçmiştir; Cumhuriyette konsüller, senato ve tribünler vardır, patrici-pleb mücadelesi XII Levha Kanunları’nı doğurmuştur.
- Pön Savaşları Roma’nın Akdeniz egemenliğini sağlamış; Octavianus Augustus unvanıyla Principatus’u kurmuştur.
- Roma’da Konstantin 313’te Milano Fermanı’nı çıkarmış, 330’da Konstantinopolis’i başkent yapmıştır; 395’te imparatorluk ikiye ayrılmış, Batı Roma 476’da yıkılmıştır.
- Roma, Pergamon Kralı III. Attalos’un vasiyetiyle (M.Ö. 133) Anadolu’da Asya eyaletini kurmuştur.
- Hint uygarlığında Maurya hükümdarı Aşoka Budizm’i yaymış; toplum Brahman, Kşatriya, Vaişya ve Şudra kastlarına ayrılmıştır.
- Çin’de Qin hanedanı ülkeyi birleştirmiş, Han hanedanı dönemi İpek Yolu ticareti ve kâğıdın yaygınlaşmasıyla anılmıştır.
- Herodotos tarihin babası sayılır; Milet’li düşünürler felsefe ve bilimi başlatmıştır.
- Eski Çağ konularında kavram ayrımı önemlidir: ensi, firavun, satrap, konsül, efor gibi yönetici unvanlarını hangi uygarlığa ait olduğuyla birlikte öğrenmek gerekir.
İlk Türk Devletleri Tarihi
- İlk Türk devletleri Orta Asya bozkırlarında hayvancılığa dayalı göçebe bir yaşam ve ordu-millet yapısı içinde ortaya çıkmıştır.
- Bilinen ilk büyük bozkır imparatorluğu Asya Hun Devleti’dir; kurucusu Teoman, en parlak hükümdarı Mete’dir.
- Mete orduyu onlu sisteme göre örgütlemiş, ıslıklı ok gibi araçlarla disiplini sağlamış, Çin’i barış yapmaya zorlamıştır.
- Çin, Hunlara hanedan kızı vermek ve yıllık armağan göndermek zorunda kalmış; Çin Seddi bozkır akınlarına karşı savunma hattı olarak yapılmıştır.
- Hun Devleti MS 48 dolayında Kuzey ve Güney Hun olarak bölünmüş; Güney Hunlar Çin’e bağlanmış, Kuzey Hunlar batıya göç etmiştir.
- Avrupa Hun Devleti, 375’te Balamir’in Alan ve Gotlar üzerine yürümesiyle Kavimler Göçü’nü başlatmış; Attila döneminde Roma’dan vergi almıştır.
- Attila’nın ölümünden sonra oğulları arasındaki taht kavgası ve Germen kavimlerinin başkaldırısı Avrupa Hun Devleti’ni dağıtmıştır.
- Göktürk Devleti 552’de Bumin Kağan tarafından kurulmuş; batıyı kardeşi İstemi Yabgu yönetmiştir. “Türk” adı ilk kez siyasal anlamda bu devletle kullanılmıştır.
- Göktürkler Sasanilerle ittifak ederek Eftalitleri yıkmış; ipek ticareti için Bizans ile ilişki kurmuştur.
- Çin’in kışkırtması ve hanedan çekişmeleri Göktürk Devleti’ni 582’de Doğu ve Batı olarak ikiye bölmüş, Doğu Göktürk 630’da Çin egemenliğine girmiştir.
- Kutluk (İlteriş) Kağan 682’de İkinci Göktürk Devleti’ni kurmuş; Kapgan ve Bilge Kağan dönemlerinde devlet güçlenmiştir.
- Orhun yazıtları (Kül Tigin 732, Bilge Kağan 735, Tonyukuk) Türkçenin ilk yazılı belgeleri olup 1889’da bulunmuş, 1893’te Thomsen tarafından çözülmüştür.
- Yazıtlar yalnızca zafer anlatmaz; Çin’in aldatıcı politikalarını ve devletin yıkılış nedenlerini ibret olarak aktarır.
- Uygur Devleti 744’te kurulmuş, başkenti Ordu-Balık olmuş; Bögü Kağan 762’de Maniheizm’i resmî din yapmıştır.
- Uygurlar yerleşik hayata geçmiş; Soğd kökenli alfabe, duvar resmi, minyatür, ağaç baskı ve Altun Yaruk gibi eserlerle zengin bir kültür oluşturmuşlardır.
- Uygur Devleti 840’ta Kırgızlar tarafından yıkılmış; Uygurlar Kansu ve Turfan’a dağılarak Koço (Turfan) Uygur Devleti’ni kurmuştur.
- Talas Savaşı (751) Çin’in Orta Asya’daki etkisini azaltmış ve İslamiyet’in Türkler arasında yayılmasını hızlandırmıştır.
- Avarlar, Hazarlar, Peçenekler, Kıpçaklar ve Bulgarlar gibi topluluklar bozkırın batı koluna yerleşerek Doğu Avrupa’nın siyasetini etkilemiştir.
- Hazar yönetiminde kağan sembolik, bek ise fiilî yönetim gücüne sahipti; Hazar yönetimi Musevilik’i benimsemiştir.
- Oğuz Yabgu Devleti Aral Gölü çevresinde kurulmuş, Selçuklu hanedanı bu yapıdan çıkmıştır.
- Kut hükümdarlık yetkisinin Tanrı’dan geldiği inancı, töre yazılı olmayan hukuk, kurultay ise danışma ve karar meclisidir; üçü birlikte yönetimi sınırlar.
- Ülüş anlayışı devleti hanedanın ortak malı saydığından taht kavgalarına ve bölünmeye yol açmıştır.
- Eski Türk inanç sistemi Gök Tanrı merkezlidir; Umay, Yer–Sub, atalar kültü ve kam (şaman) önemli unsurlardır.
- Balbal, yuğ ve eşyalarla gömme gibi uygulamalar ölümden sonra yaşamın sürdüğü inancını yansıtır.
- Tarih öğretiminde Orhun yazıtları birincil kaynak, Çin yıllıkları ise yabancı bakış açısı taşıyan kaynaklar olarak karşılaştırmalı okunmalıdır.
Orta Çağ İslam Tarihi
- İslam’ın doğuşu Mekke’de 610 dolaylarında başlayan vahiyle gerçekleşti; Mekke dönemi inanç ve ahlak esaslarının, Medine dönemi ise devlet ve hukuk düzeninin kurulduğu dönemdir.
- Akabe biatları (621–622) Medine’nin Hz. Muhammed’i lider kabul etmesinin zeminini hazırladı; 622’deki hicretle hem Müslüman toplum hem siyasi örgütlenme Medine’de şekillendi. Hicri takvimin başlangıcı bu yıldır, ancak takvim Hz. Ömer döneminde kabul edildi.
- Medine Vesikası, Müslümanları, Yahudileri ve diğer kabileleri ortak savunma ve hukuk çatısında toplayan, ilk yazılı toplumsal düzenleme sayılır.
- Bedir (624), Uhud (625) ve Hendek (627) savaşları Medine devletinin Mekke karşısında bir güç olarak yerleşmesini sağladı; Hudeybiye (628) ile Mekke bu gücü fiilen tanıdı, Mekke’nin fethi (630) ile Hicaz’da birlik kuruldu.
- Dört Halife (Hulefâ-yı Râşidîn) dönemi 632–661 arasıdır. Halifelik her seferinde başka bir yolla belirlenmiştir: toplanma ve biat, önceki halifenin tayini, şura heyeti, Medine halkının biatı.
- Hz. Ebubekir ridde hareketlerini bastırarak zekat ve merkezî otoriteyi korudu; Kur’an’ın ilk kez bir araya getirilmesi onun döneminde başlatıldı.
- Hz. Ömer döneminde fetihler hızlandı: Yermuk ve Kadisiye (636), Kudüs (637), Mısır, Nihavend (642). Divan teşkilatı, askerlere maaş, Basra–Kufe gibi garnizon şehirleri ve hicri takvim bu dönemin kurumlarıdır.
- Hz. Osman döneminde Kur’an’ın standart nüshaları çoğaltılıp merkezlere gönderildi, ilk deniz harekâtları yapıldı. Kayırmacılık eleştirileri ve isyanlar halifenin öldürülmesine yol açtı.
- Hz. Ali döneminde Cemel (656) ve Sıffin (657) iç savaşları yaşandı; Sıffin sonrası hakem olayı Hariciler’in ayrılmasına yol açtı. Kufe devletin merkezi oldu ve 661’de Ali suikastla öldü.
- Hariciler halifeliğin Kureyş’e özgü olmadığını, en erdemli Müslümanın seçilmesi gerektiğini savunur; Şia ise imametin Hz. Ali ve soyuna ait, nassla belirlenmiş bir hak olduğunu kabul eder. Siyasi ayrılık zamanla itikadi ve fıkhi ayrılığa dönüştü.
- Emeviler (661–750) Şam merkezli kuruldu; Muaviye ile halifelik fiilen saltanata dönüştü, Yezid’in veliaht gösterilmesiyle babadan oğula geçiş başladı. Kerbela olayı (680) Ehl-i Beyt muhalefetini derinleştirdi.
- Abdülmelik b. Mervan, devlet dilini Arapça yaptı, ilk İslam parasını bastırdı ve Kubbetüssahra’yı yaptırdı; böylece idari ve mali birlik sağlandı.
- Velid b. Abdülmelik döneminde Emevi fetihleri zirveye ulaştı: Tarık b. Ziyad ile Endülüs (711), Kuteybe b. Müslim ile Maveraünnehir, Muhammed b. Kasım ile Sind. Puvatya (732) yenilgisi Avrupa’daki ilerleyişi durdurdu.
- Emevilerde Arap üstünlüğüne dayanan yönetim, Müslüman olan Arap olmayanların (mevali) vergi ve statü sorunlarını doğurdu. Ömer b. Abdülaziz dönemi adalet ve düzenlemelerle öne çıkar, ancak sorunlar kalıcı çözülemedi.
- Emevilerin yıkılışında mevali hoşnutsuzluğu, Ehl-i Beyt taraftarlığı ve Horasan’da Ebu Müslim’in örgütlediği Abbasi propagandası etkili oldu. Zap Suyu Savaşı (750) ile hanedan yıkıldı; Abdurrahman ed-Dahil Endülüs’te devlet kurdu (756).
- Abbasiler (750–1258) ilk dönemde Arap-Fars karışımı bir yönetim kurdu. Mansur’un kurduğu Bağdat (762) devletin merkezi oldu; vezirlik, Bermekîler ve divanlar idareyi biçimlendirdi. Talas (751) Orta Asya’da İslam etkisini güçlendirdi.
- Harun Reşid ve Me’mun dönemleri Abbasi kültürünün altın çağıdır: Beytülhikme’de tercümeler yapıldı, bilim ve felsefe gelişti. Me’mun’un Mutezile’yi desteklemesi mihne uygulamasına yol açtı.
- Mu’tasım Türk askerlerine dayandı ve Samarra’yı kurdu; Türk komutanların nüfuzu arttıkça halifeler bu komutanların denetimine girdi ve merkezî otorite zayıfladı.
- Abbasi otoritesi zayıflayınca yarı bağımsız devletler çıktı: Tahirîler, Samanîler, Tolunoğulları, İhşidîler. Büveyhîler 945’te Bağdat’ı ele geçirip halifeyi vesayet altına aldı; Selçuklular 1055’te bu vesayeti sona erdirdi.
- Türk-İslam devletlerinden Karahanlılar Müslümanlığı resmî din yapan ilk Türk devletidir; Kutadgu Bilig ve Divanü Lügati’t-Türk bu çevrede yazılmıştır. Gazneliler (Alptigin–Sebük Tigin–Mahmud) Hindistan seferleriyle İslamiyet’i yaydı.
- Büyük Selçuklu Devleti Dandanakan (1040) ile fiilen kuruldu; Tuğrul Bey Bağdat’a girdi (1055), Alparslan Malazgirt’le (1071) Anadolu’nun kapısını açtı, Melikşah ve Nizamülmülk döneminde devlet en geniş sınırlarına ulaştı.
- Selçuklu kurumları: iktâ sistemi, Nizamiye medreseleri, atabeylik, vezirlik. Sultan Sencer Katvan’da (1141) Karahıtaylar’a yenilince doğuda yıkılış başladı; Harzemşahlar ve Moğollar sahneye çıktı.
- Fatimiler (Şii-İsmaili) Kuzey Afrika’dan Mısır’a geçip Kahire’yi kurdu; Selahaddin Eyyûbî Fatimi hilafetine son verdi, Hittin’de Haçlıları yenerek Kudüs’ü aldı (1187). Memlükler Ayn Calut’ta (1260) Moğolları durdurdu.
- Moğolların Bağdat’ı almasıyla (1258) Abbasi hilafeti Bağdat’ta sona erdi; halifelik soyundan biri Memlüklerce Kahire’de sürdürüldü.
- İslam düşüncesi kelamda Mutezile, Eş’arilik ve Maturidilik; fıkıhta Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezhepleri; hadiste Buhari ve Müslim ile şekillendi. Maturidilik ve Hanefilik Türkler arasında geniş kabul gördü.
- Bilimde Harezmi (cebir), Farabi (felsefe, ‘ikinci öğretmen’), İbn Sina (tıp), Biruni (astronomi, coğrafya) ve İbn Heysem (optik) öne çıkar. Devlet maliyesinde zekat, öşür, harac ve cizye ayrı kaynaklar olarak işler.
Osmanlı Tarihi
- Osmanlı Beyliği, Söğüt ve Domaniç çevresinde Osman Bey önderliğinde kuruldu; Koyunhisar zaferi (1302) güçlenmenin ilk büyük göstergesidir.
- Orhan Bey dönemi Bursa’nın alınması, yaya ve müsellem birliklerinin kurulması ve Rumeli’ye geçişin başlamasıyla ilerleme dönemidir.
- I. Murad Edirne’yi alarak başkent yaptı, Rumeli Beylerbeyiliği’ni kurdu ve Kosova’da şehit düştü.
- Yıldırım Bayezid, Niğbolu’yu kazandı fakat Ankara’da Timur’a yenildi; arkasından Fetret Devri başladı.
- Fetret Devri, Çelebi Mehmed’in Çamurlu’da Musa Çelebi’yi yenmesiyle (1413) bitti; II. Murad Varna’da Haçlıları durdurdu.
- Fatih’in İstanbul’u fethi (1453) Orta Çağ’ı kapatıp Yeni Çağ’ı açtı ve Osmanlı’yı imparatorluk düzeyine çıkardı.
- Fatih Kanunnameleri teşkilat ve devlet protokolünü düzenledi; kardeş katli nizam-ı âlem gerekçesiyle hukuken kabul edildi.
- Yavuz Sultan Selim, Çaldıran’da Safevileri, Mercidabık ve Ridaniye’de Memlükleri yenerek halifeliğin Osmanlı’ya geçişini hazırladı.
- Kanuni Sultan Süleyman döneminde Belgrad, Rodos ve Macaristan alındı; Preveze’yle Akdeniz hâkimiyeti sağlandı.
- Osmanlı merkez teşkilatında Divan-ı Hümayun, sadrazam başkanlığında toplanan en yüksek yürütme ve yargı kuruluydu.
- Taşra yönetimi eyalet, sancak ve kaza düzeninde işledi; kadı yargı yanında noterlik ve denetim işlerini de yürütürdü.
- Toprağın mülkiyeti devlete aitti; sipahiler timar, zeamet ve has adlı dirlikleri gelirlerine göre tasarruf ederdi.
- Millet sistemi, gayrimüslim toplulukların din ve mezheplerine göre kendi hukuklarını uygulamasına izin verdi.
- Duraklama dönemi Zitvatoruk’la başlar, Celali isyanları, Büyük Kaçgun ve mali bozulma bu dönemin belirgin sorunlarıdır.
- Gerileme dönemi Karlofça (1699) ile açılır; Pasarofça, Belgrad ve Küçük Kaynarca bu sürecin önemli kilometre taşlarıdır.
- Lale Devri’nde Batı ile temas arttı, matbaa kuruldu ve Patrona Halil İsyanı’yla sona erdi.
- III. Selim’in Nizam-ı Cedid’i ve II. Mahmud’un Vaka-i Hayriye’si ordu reformunun iki aşamasıdır.
- Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856) hukuk eşitliğini ve batılılaşmayı hedefleyen devlet belgeleridir.
- I. Meşrutiyet (1876) Kanun-ı Esasi’yle ilan edildi, II. Abdülhamid 1878’de meclisi tatil etti; 1908’de Meşrutiyet yeniden ilan edildi.
- Ekonomide iaşecilik, fiskalizm ve gelenekçilik temel ilkelerdi; XIX. yüzyılda Balta Limanı ve dış borçlar bağımlılığı artırdı.
- Osmanlı kültüründe medrese, vakıf külliyeleri, Mimar Sinan eserleri ve vakanüvis geleneği öne çıkar.
- Trablusgarp ve Balkan Savaşları sonrasında Osmanlı büyük toprak kaybetti, Birinci Dünya Savaşı’na Alman ittifakıyla girdi.
Türkiye Cumhuriyeti Tarihi
- Mondros Ateşkesi (30 Ekim 1918) sonrası işgaller (İzmir, 15 Mayıs 1919) halkı Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri etrafında örgütledi; Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı millî direnişin sembolik başlangıcıdır.
- Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919) işgalleri protesto eden mitingleri başlattı; Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) ise vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığının tehlikede olduğunu açıkladı, Sivas’ta ulusal kongre toplanmasını duyurdu.
- Erzurum Kongresi (23 Temmuz–7 Ağustos 1919) bölgesel nitelikliydi: millî sınırlar içinde vatanın bölünmez bütünlüğü, manda ve himayenin reddi, Heyet-i Temsiliye’nin seçilmesi gibi kararlar aldı.
- Sivas Kongresi (4–11 Eylül 1919) Erzurum kararlarını bütün yurda yaydı; cemiyetleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısında birleştirdi, Heyet-i Temsiliye’yi bütün yurdu temsil eden organa dönüştürdü.
- Amasya Görüşmeleri (Ekim 1919) İstanbul hükûmetinin Heyet-i Temsiliye’yi fiilen tanıdığı ilk aşamadır; seçimlerin yapılması ve Meclis-i Mebusan’ın toplanması kararlaştırıldı.
- Son Osmanlı Mebusan Meclisi, Erzurum ve Sivas kararlarına dayanan Misak-ı Millî’yi 28 Ocak 1920’de kabul etti; Mondros hatları içindeki Türk-Müslüman çoğunluklu yerler bölünmez bir bütün sayıldı, kapitülasyonlar reddedildi.
- 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgali ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması üzerine 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM açıldı; yasama ve yürütme yetkisi Meclis’te toplandı (Meclis hükûmeti).
- 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu, kuvvetler birliği ilkesini kabul etti; I. TBMM’deki Birinci ve İkinci Grup tartışmaları siyasal çeşitliliği gösterir.
- Düzensiz Kuvayı Milliye birliklerinin yetersiz kalması ve Çerkez Ethem isyanı sonrasında merkezî komutalı düzenli ordu kuruldu; I. İnönü (Ocak 1921) düzenli ordunun ilk başarısıdır.
- Doğu Cephesi’nde Gümrü Antlaşması (Aralık 1920), TBMM’nin imzaladığı ilk antlaşma; Moskova (16 Mart 1921) ve Kars (13 Ekim 1921) antlaşmaları doğu sınırını Sovyetlerle belirledi, Sovyet desteğini sağladı.
- Sakarya Savaşı (23 Ağustos–13 Eylül 1921) öncesi Mustafa Kemal Başkomutan oldu (5 Ağustos 1921). Zaferin ardından Mareşallik ve Gazilik unvanı verildi; savunma anlayışı “sath-ı müdafaa”ya dayanır.
- Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) Fransa ile imzalandı; Kilikya boşaltıldı ve güney cephesi kapandı. Hatay (İskenderun Sancağı) için özel bir statü öngörüldü.
- Büyük Taarruz (26 Ağustos 1922) ve Başkomutan Meydan Muharebesi (30 Ağustos) ile Yunan ordusu yenildi, İzmir 9 Eylül’de kurtarıldı; Mudanya Ateşkesi (11 Ekim 1922) Doğu Trakya’yı Türk yönetimine bıraktı.
- 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırıldı; Lozan Konferansı’nda iki hükûmet sorunu böylece çözülerek TBMM tek temsilci oldu. Halifelik 1924’e kadar manevi makam olarak sürdü.
- Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) sınırları (Musul hariç), kapitülasyonların kaldırılmasını, mübadeleyi ve azınlık haklarını düzenledi; Boğazlar silahsızlandırıldı, Musul sorunu ertelendi.
- 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edildi, Mustafa Kemal ilk Cumhurbaşkanı seçildi. 1924 Anayasası kabul edildi; 3 Mart 1924’te halifelik, Şer’iye ve Evkaf ile Erkân-ı Harbiye vekâletleri kaldırıldı, Tevhid-i Tedrisat çıkarıldı.
- Hukuk ve toplum inkılapları: Şapka Kanunu ve tekke-zaviyelerin kapatılması (1925), miladi takvim (1926), Medeni Kanun (1926), Harf Devrimi (1928), soyadı (1934), kadın hakları (1930-34), üniversite reformu (1933).
- Siyasi muhalefet denemeleri (Terakkiperver 1924, Serbest Cumhuriyet Fırkası 1930) ve ayaklanmalar (Şeyh Sait 1925, Menemen 1930) rejimin sertleşmesine ve tek parti yönetimine katkı yaptı; Takrir-i Sükûn ve İstiklal Mahkemeleri bu dönemin araçlarıdır.
- Ekonomide liberal dönem (1923–1929: İzmir İktisat Kongresi, aşar kaldırılması, Teşvik-i Sanayi) ile 1929 buhranı sonrası devletçilik (Sümerbank 1933, Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı) birbirinden ayrılır.
- Atatürk ilkeleri 1931’de CHF programına, 1937’de anayasaya girdi: cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, devrimcilik. Devletçilik karma ekonomi anlayışıdır.
- Atatürk dönemi dış politikası: Musul’un 1926’da Irak’a bırakılması, Milletler Cemiyeti’ne giriş (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö (1936), Sadabat Paktı (1937), Hatay’ın katılması (1939).
- İsmet İnönü dönemi (1938–1950): Millî Şef, İkinci Dünya Savaşı’nda aktif tarafsızlık, Varlık Vergisi (1942), Köy Enstitüleri (1940), Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (1945), Sovyet talepleri ve Batı’ya yönelme.
- Çok partili hayat: Dörtlü Takrir (1945), DP’nin kurulması (7 Ocak 1946), açık oy–gizli tasnif seçimi (1946), 14 Mayıs 1950 seçimlerinde DP iktidarı; Menderes dönemi liberal ekonomi, tarım, Kore, NATO (1952), Bağdat Paktı (1955).
- 27 Mayıs 1960 müdahalesi, 1961 Anayasası (Anayasa Mahkemesi, iki meclis), 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesi Türkiye’nin demokratik gelişimini kesintiye uğratmış; 1982 Anayasası ile yeni bir düzen kurulmuştur.
- Kıbrıs sorunu: 1960 Garanti Antlaşması, 1964 Johnson Mektubu, 1974 Barış Harekâtı ve ardından silah ambargosu; Türkiye çok yönlü dış politikaya yönelmiştir.
- Tarih öğretimi için: Nutuk birincil kaynaktır ama yazarın bakışı nedeniyle diğer belgelerle karşılaştırılmalı; kronoloji, neden-sonuç ve çok kaynaklı değerlendirme becerileri bu konuda öne çıkar.
Orta Çağ’dan XX. Yüzyıla Dünya Tarihi
- Orta Çağ geleneksel olarak 476’da Batı Roma’nın yıkılışıyla başlar ve 1453’te (bazı görüşlere göre 1492) İstanbul’un fethiyle sona erer.
- Feodalite, merkezî otoritenin zayıf olduğu dönemde toprak sahipliği ve karşılıklı bağlılığa dayanan bir düzendir; senyör fief verir, vasal bağlılık ve askerî hizmet sunar.
- Köylüler serflerden oluşur; serf toprağa bağlıdır, köle değildir ama toprakla birlikte el değiştirir.
- Frank İmparatorluğu Charlemagne ile doruğa çıkmış, 843 Verdun Antlaşması ile üçe bölünmüştür; Fransa, Almanya ve İtalya’nın çekirdeği böyle oluşmuştur.
- Papalık–imparatorluk çekişmesi investitür sorunu etrafında yoğunlaşmıştır; Canossa (1077) papalığın üstünlüğünü, Worms Konkordatosu (1122) uzlaşmayı simgeler.
- Haçlı Seferleri dinî amaçlı başlamış (1095 Clermont), siyasal ve ticari çıkarlarla sapmış (IV. Haçlı Seferi, 1204) ve İtalyan kentlerini güçlendirmiştir.
- Ortaçağ kentlerinde loncalar üretimi denetler, Hansa gibi birlikler ticareti düzenler; burjuva sınıfının doğuşu feodalitenin çözülmesini hızlandırır.
- Magna Carta (1215), Yüzyıl Savaşları (1337–1453) ve Gül Savaşları İngiltere ve Fransa’da merkezî monarşilerin oluşumunu etkilemiştir.
- Kara Veba (1347–1351) nüfusu azaltarak emeğin değerini artırmış ve serflik düzenini çözmüştür.
- Rönesans İtalya’da ticaret kentlerinin zenginliği, Antik mirasın keşfi ve himaye sistemiyle doğmuş; hümanizm insanı merkeze almıştır.
- Matbaanın yaygınlaşması bilgiyi ucuzlatmış, Rönesans ve Reform fikirlerinin hızla yayılmasını sağlamıştır.
- Reform, 1517’de Luther’in endüljansı eleştirmesiyle başlamış; Calvin predestinasyonu, VIII. Henry ise Anglikan Kilisesi’ni temsil eder.
- Katolik Kilisesi’nin yanıtı olan Karşı Reform; Trento Konsili, Engizisyon ve Cizvitler ile yürütülmüştür; Augsburg (1555) ile Vestfalya (1648) mezhep savaşlarını düzenlemiştir.
- Coğrafi keşifler baharat yollarına ulaşma, merkantilist hırs ve teknik gelişmelerle gerçekleşmiş; fiyat devrimi ve ticaretin Atlantik’e kayması sonuçlarını doğurmuştur.
- Tordesillas (1494) İspanya–Portekiz arasında yeni toprakların paylaşımını düzenlemiş; merkantilizm sömürgeleri hammadde ve pazar olarak kullanmıştır.
- Bilimsel devrim Kopernik, Galileo, Kepler ve Newton ile gerçekleşmiş; Bacon deneyciliği, Descartes rasyonalizmi temsil eder.
- Mutlak monarşi XIV. Louis ile doruğa çıkarken İngiltere’de Şanlı Devrim (1688) parlamento üstünlüğünü getirmiştir.
- Aydınlanma düşünürleri (Montesquieu, Rousseau, Voltaire, Locke) akıl, doğal haklar, halk egemenliği ve kuvvetler ayrılığı ilkelerini savunmuştur.
- Amerikan Bağımsızlık Savaşı (1776) “temsilsiz vergi olmaz” ilkesiyle başlamış; Monroe Doktrini (1823) Avrupa’nın kıtaya müdahalesini reddetmiştir.
- Fransız İhtilali (1789) eşitlik, millet egemenliği ve hukuk devletini yaymış; milliyetçilik ve liberalizm imparatorlukları sarsmıştır.
- Napolyon Code Civil ile eşitlik ve mülkiyeti yaymış, Kıta Ablukası ile İngiltere’yi zayıflatmaya çalışmış; Rusya seferi (1812) ve Waterloo ile çökmüştür.
- Viyana Kongresi (1815) meşruiyet, denge ve restorasyon ilkeleriyle Metternich düzenini kurmuş; 1830 ve 1848 devrimleri bu düzeni sarsmıştır.
- İtalya (Cavour, Garibaldi, 1861) ve Almanya (Bismarck, 1871) birlikleri milliyetçiliğin sonucu olarak gerçekleşmiştir.
- Sanayi Devrimi XVIII. yüzyıl İngiltere’sinde kömür, demir, buhar gücü, sermaye ve sömürge pazarlarıyla başlamış; kentleşme, işçi sınıfı ve sosyal sorunlar doğmuştur.
- Liberalizm (Adam Smith) ve sosyalizm (Marx) sanayi toplumunun düşünsel tepkileridir; XIX. yüzyıl emperyalizmi hammadde, pazar ve sermaye ihracı arayışına dayanır.
- Berlin Konferansı (1884–85) ile Afrika paylaşılmış, Hindistan (1857–58), Çin (Nanking 1842) ve Japonya (Meiji 1868) farklı biçimlerde emperyalizmle karşılaşmıştır.
- Kırım Savaşı (1856 Paris), 93 Harbi ve 1878 Berlin Kongresi Osmanlı–Rusya mücadelesini; 1882 Üçlü İttifak ve 1904–1907 Üçlü İtilaf ise Birinci Dünya Savaşı öncesi blokları belirler.
XX. Yüzyıl Türk ve Dünya Tarihi
- I. Dünya Savaşı’nın uzun vadeli nedenleri sömürge ve pazar rekabeti, milliyetçilik, silahlanma yarışı ve Üçlü İttifak ile Üçlü İtilaf bloklaşmasıdır; kıvılcımı 1914 Saraybosna suikastı çıkarmıştır.
- Savaş 1914’te Marne’da Alman planının durmasıyla Batı’da siper savaşına dönüştü; Osmanlı, Ağustos 1914 gizli ittifakının ardından Ekim 1914’te Karadeniz baskınıyla savaşa girdi.
- 1917 iki dönüm noktası taşır: ABD sınırsız denizaltı savaşı yüzünden İtilaf yanında savaşa girdi, Rusya’da Bolşevikler iktidarı alıp Brest-Litovsk (1918) ile savaştan çekildi.
- Wilson’ın 14 ilkesi ulusların kendi kaderini tayinini ve Milletler Cemiyeti fikrini içerir; ancak Paris’te galiplerin çıkarları ağır bastı ve ABD cemiyete katılmadı.
- Barış düzeni Versailles (Almanya), Saint-Germain (Avusturya), Trianon (Macaristan), Neuilly (Bulgaristan) ve Sèvres (Osmanlı) ile kuruldu; Orta Doğu’da manda yönetimleri oluşturuldu.
- Savaş sonrası Orta Avrupa’da yeni devletler doğdu; Almanya’nın tazminat yükü ve “dayatma barış” algısı Weimar Cumhuriyeti’ni zayıflattı ve revizyonist akımları besledi.
- 1929 Büyük Buhranı ABD’den dünyaya yayıldı; korumacılık ve işsizlik arttı. ABD New Deal ile devletin ekonomiye müdahalesini artırdı, Almanya ve Japonya’da ise aşırı milliyetçi rejimler güçlendi.
- Totaliter rejimler: İtalya’da Mussolini (1922 Roma Yürüyüşü), Almanya’da Hitler (1933), SSCB’de Stalin. Ortak noktaları tek parti, lider kültü, propaganda ve muhalefetin bastırılmasıdır.
- 1930’larda Mihver yayılması: Japonya’nın Mançurya’yı (1931), İtalya’nın Habeşistan’ı (1935) işgali, Almanya’nın Ren’i yeniden askerîleştirmesi (1936) ve Anschluss (1938); Milletler Cemiyeti etkisiz kaldı.
- Münih Konferansı (1938) yatıştırma politikasının simgesidir; Almanya Çekoslovakya’yı işgal etti. 1939 Molotov-Ribbentrop Paktı ile Almanya Polonya’ya karşı doğusunu güvenceye aldı.
- II. Dünya Savaşı 1 Eylül 1939’da Polonya’nın işgaliyle başladı; 1940’ta Fransa düştü, 1941’de Barbarossa ve Pearl Harbor ile savaş küresel hâle geldi.
- Dönüm noktaları: Stalingrad (1942–43), El Alamein, Midway, Normandiya çıkarması (Haziran 1944). Almanya 8 Mayıs 1945’te, Japonya atom bombalarından sonra 2 Eylül 1945’te teslim oldu.
- Savaş sonrası düzen konferanslarla biçimlendi: Atlantik Bildirisi (1941), Tahran (1943), Yalta (Şubat 1945), San Francisco’da BM’nin kuruluşu ve Potsdam (Temmuz 1945).
- Bretton Woods (1944) IMF ve Dünya Bankası’nı kurdu; BM Güvenlik Konseyi’nde beş daimi üye (ABD, SSCB, İngiltere, Fransa, Çin) veto hakkına sahip oldu.
- Soğuk Savaş’ın başlangıcı: Fulton’da “Demir Perde” konuşması (1946), Truman Doktrini ve Marshall Planı (1947), Sovyet karşılığı Cominform ve Comecon; Berlin Ablukası (1948–49) ve Almanya’nın bölünmesi.
- Askerî bloklaşma: NATO (1949), Varşova Paktı (1955). Asya’da Çin Devrimi (1949), Kore Savaşı (1950–53) ve Vietnam çatışması Soğuk Savaş’ı sıcak çatışmalara taşıdı.
- Gerilimin tırmanıp yumuşadığı dönem: Küba Füze Krizi (1962), sıcak hat, SALT, Helsinki Nihai Senedi (1975) ile Detant; Afganistan’ın işgali (1979) ile yeniden gerginlik.
- Dekolonizasyon: Hindistan ve Pakistan (1947), Endonezya, Cezayir (1962), 1960’ta Afrika’da çok sayıda bağımsızlık. Bandung (1955) ve Belgrad (1961) ile Bağlantısızlar Hareketi doğdu.
- Orta Doğu: İsrail’in kuruluşu (1948), 1956 Süveyş Krizi, 1967 Altı Gün ve 1973 savaşları, 1973 petrol ambargosu ve 1978 Camp David görüşmeleri bölgeyi ve dünya ekonomisini etkiledi.
- Soğuk Savaş’ın sonu: Gorbaçov’un glasnost ve perestroyka politikaları, 1989 Berlin Duvarı’nın yıkılışı, 1990 Alman birliği, 1991 Varşova Paktı’nın feshi ve SSCB’nin dağılması; BDT kuruldu.
- Avrupa bütünleşmesi: Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (1951), Roma Antlaşması (1957), Maastricht (1992) ve euro. Küreselleşmenin kurumsal ayağını DTÖ (1995) oluşturur.
- Türk dış politikası 1923–1939 arasında Lozan, Musul sorununun 1926 Ankara Antlaşması ile çözülmesi, Milletler Cemiyeti üyeliği (1932), Balkan Antantı (1934), Montrö (1936), Sadabat (1937) ve Hatay (1939) ile barışçı denge çizgisi izledi.
- II. Dünya Savaşı’nda Türkiye aktif tarafsızlık izledi: 1939 üçlü ittifak, 1941 Türk-Alman dostluk antlaşması, 1943 Adana Görüşmesi; Şubat 1945’te Mihver’e savaş ilan ederek BM’nin kurucusu oldu.
- Savaş sonrası Sovyet talepleri (Boğazlar, Kars ve Ardahan) Türkiye’yi Batı’ya yöneltti: Truman Doktrini ve Marshall yardımı, Kore’ye asker gönderilmesi ve 1952’de NATO üyeliği.
- 1950–1980 arası Türkiye: Bağdat Paktı (1955) ve CENTO, Kıbrıs sorunu (1960 antlaşmaları, 1964 Johnson Mektubu, 1974 harekâtı, 1975–78 ambargosu); çok yönlü politika arayışı.
- Soğuk Savaş sonrası Türkiye: Türk cumhuriyetleriyle ilişkiler, Karadeniz Ekonomik İşbirliği (1992), AB ile Ankara Anlaşması (1963), Gümrük Birliği (1995–96), adaylık (1999) ve müzakereler (2005).