- beş
- Sınavlar
- MEB-AGS ÖABT
- Kimya / Kimya Teknolojisi Öğretmenliği
MEB-AGS ÖABT Kimya / Kimya Teknolojisi Öğretmenliği Soruları
MEB-AGS ÖABT Kimya / Kimya Teknolojisi Öğretmenliği (sınavda 50 soru · temel, analitik, anorganik, organik kimya, fizikokimya): 5 konuda 338 özgün soru. Her konunun özeti aşağıda; sorular üyelere açık: ücretsiz giriş yap, uygulamada bildiğin soru bir daha sorulmayacak biçimde çöz.
Uygulamada çözBildiğin soru bir daha sorulmaz, bilmediğin öğrenene kadar tekrar gelirKonular
Temel Kimya
- Atom; çekirdekteki proton ve nötronlardan ile çevresindeki elektronlardan oluşur. Atom numarası proton sayısını, kütle numarası proton + nötron sayısını verir. Aynı elementin nötron sayısı farklı atomlarına izotop denir.
- Bir elementin ortalama atom kütlesi, izotopların kütlelerinin doğal bolluk oranlarıyla ağırlıklandırılmasıyla bulunur. Kütle spektrometresi izotop bolluklarını ölçer.
- Bohr modeli yalnızca H benzeri türlerde çizgi spektrumunu açıklar: E_n = −13,6/n² eV. Üst düzeyden alt düzeye geçişte aradaki enerji farkı foton olarak yayılır (ΔE = hc/λ). Çok elektronlu atomlar için kuantum mekaniksel orbital modeli kullanılır.
- Orbitaller dört kuantum sayısıyla tanımlanır: n (kabuk), ℓ (alt kabuk, 0…n−1), mℓ (−ℓ…+ℓ) ve mₛ (±½). Bir atomda dört kuantum sayısı da aynı olan iki elektron bulunamaz (Pauli).
- Elektron dizilimi Aufbau (en düşük enerjiden başla), Pauli ve Hund (dejenere orbitallerde önce paralel spinle tek tek doldur) kurallarına göre yazılır. Cr ve Cu yarı dolu/dolu d alt kabuğu kararlılığı nedeniyle istisnadır.
- Periyodik cetvelde grup, değerlik elektron sayısıyla; periyot, en dış kabuğun n değeriyle belirlenir. Elementler s, p, d ve f bloklarına ayrılır.
- Atom yarıçapı grupta aşağı doğru artar, periyotta soldan sağa azalır (etkin çekirdek yükü artar). İzoelektronik türlerde çekirdek yükü büyüdükçe yarıçap küçülür.
- İyonlaşma enerjisi periyotta genel olarak artar; Be > B ve N > O gibi sapmalar dolu/yarı dolu alt kabuk kararlılığından kaynaklanır. Ardışık iyonlaşma enerjilerindeki ani sıçrama değerlik elektron sayısını gösterir.
- Elektronegatiflik bir atomun bağ elektronlarını çekme eğilimidir; periyotta artar, grupta azalır. İki atomun elektronegatiflik farkı bağın iyonik–kovalent karakterini belirler.
- İyonik bağ metal ile ametal arasında elektron aktarımıyla, kovalent bağ ametaller arasında elektron ortaklaşmasıyla oluşur. İyonik katıların örgü enerjisi iyon yükleriyle artar, iyon yarıçaplarıyla azalır.
- Lewis yapısında oktet kuralı çoğu zaman geçerlidir; BF₃ gibi eksik oktetli, SF₆ ve PCl₅ gibi genişlemiş oktetli istisnalar vardır. Formal yük = değerlik e⁻ − (ortaklanmamış e⁻ + bağ sayısı) ile kararlı rezonans yapısı seçilir.
- VSEPR kuramı, merkez atom çevresindeki elektron çifti bölgelerinin birbirini en çok iterek geometriyi belirlediğini söyler. Ortaklanmamış çiftler bağ çiftlerinden daha fazla iter; 2 bölge doğrusal, 3 üçgen düzlem, 4 düzgün dörtyüzlü, 5 üçgen çift piramit, 6 oktahedraldir.
- Hibritleşme geometriyle ilişkilidir: 2 bölge sp, 3 bölge sp², 4 bölge sp³, 5 bölge sp³d, 6 bölge sp³d². Çoklu bağın biri sigma, diğerleri pidir.
- Molekülün polarlığı bağ dipollerinin vektörel toplamına bağlıdır. Simetrik moleküller (CO₂, BF₃, CCl₄, XeF₄) polar bağ içerse de apolardır; SO₂, NH₃, H₂O polardır.
- Moleküller arası kuvvetler London (dağılma), dipol–dipol ve hidrojen bağıdır; kaynama noktası bu kuvvetlerin şiddetiyle artar. Hidrojen bağı H’nin F, O, N’ye bağlı olduğu moleküllerde görülür.
- Molekül orbital kuramında bağ mertebesi = (bağ yapan e⁻ − karşıt bağ yapan e⁻)/2’dir. Bağ mertebesi arttıkça bağ kısalır ve güçlenir; O₂ eşlenmemiş elektronları nedeniyle paramanyetiktir.
- Mol kavramı: 1 mol = 6,02×10²³ tanecik; mol kütlesi atom kütlelerinin toplamıdır. Basit formül kütle yüzdelerinden mol oranıyla, molekül formülü mol kütlesiyle bulunur.
- Stokiyometride tepkime denklemi mol oranlarını verir. Sınırlayıcı bileşen ürün miktarını belirler; yüzde verim = gerçek verim/teorik verim × 100’dür.
- İdeal gaz denklemi PV = nRT’dir; Dalton yasasına göre karışımda kısmi basınç mol kesriyle belirlenir, Graham yasasına göre efüzyon hızı mol kütlesinin kareköküyle ters orantılıdır. Gerçek gazlar yüksek basınç ve düşük sıcaklıkta ideallikten sapar.
- Çözelti derişimleri: molarite (mol/L), molalite (mol/kg), kütle yüzdesi ve mol kesri. Seyreltmede mol sayısı sabittir (M₁V₁ = M₂V₂). Koligatif özellikler (buhar basıncı düşmesi, kaynama noktası yükselmesi, donma noktası alçalması, ozmotik basınç) tanecik sayısına bağlıdır ve van’t Hoff faktörü i ile düzeltilir.
- Termokimyada ΔH Hess yasasıyla ya da bağ enerjileriyle hesaplanır; ΔG = ΔH − TΔS kendiliğindenliği belirler ve ΔG° = −RT lnK bağıntısı denge sabitine bağlar. Gaz mol sayısı artıyorsa entropi artar.
- Denge sabiti yalnızca sıcaklığa bağlıdır; Q ile K karşılaştırılarak yön belirlenir. Le Chatelier ilkesine göre derişim, hacim ya da sıcaklık değişimi dengeyi kaydırır; sabit hacimde soygaz eklemek dengeyi bozmaz. Kp = Kc(RT)^Δn.
- Asit–baz: Brønsted–Lowry proton verici/alıcı, Lewis elektron çifti alıcı/verici olarak tanımlar. pH = −log[H⁺]; tamponlar pH = pKa + log([A⁻]/[HA]) ile hesaplanır; Ksp ve ortak iyon etkisi çözünürlüğü belirler. Hız bağıntısı deneysel bulunur; redoks tepkimeleri yükseltgenme basamağı değişimine, elektrokimyada E°pil = E°katot − E°anot bağıntısına dayanır.
Analitik Kimya
- Analitik kimya, bir numunede hangi maddelerin bulunduğunu (nitel) ve ne kadar bulunduğunu (nicel) belirleyen bilim dalıdır. Analiz süreci örnekleme, örnek hazırlama, ölçüm, veri değerlendirme ve raporlama basamaklarından oluşur.
- Doğruluk, sonucun gerçek değere yakınlığıdır; duyarlılık (kesinlik) ise tekrarlı ölçümlerin birbirine yakınlığıdır. Duyarlı bir yöntem sistematik hata varsa yine de yanlı olabilir.
- Hatalar sistematik (belirli) ve rastgele (belirsiz) olarak ikiye ayrılır. Sistematik hata sabit yönlüdür, kalibrasyon ve referans madde ile düzeltilir; rastgele hata tekrar sayısı arttıkça ortalamada küçülür.
- Standart sapma s = √[Σ(xᵢ − x̄)²/(n − 1)] ile bulunur; bağıl standart sapma (RSD) s/x̄ × 100’dür. Ortalamanın güven aralığı x̄ ± t·s/√n biçimindedir ve t değeri güven düzeyi ile serbestlik derecesine bağlıdır.
- Şüpheli bir değeri atmak için Q testi uygulanır: Q = |şüpheli − en yakın komşu|/aralık. Hesaplanan Q, tablo değerinden büyükse değer atılır. Ortalamalar t testiyle, duyarlıklar F testiyle karşılaştırılır.
- Anlamlı rakam kuralları: toplama ve çıkarmada en az ondalık basamaklı terim, çarpma ve bölmede en az anlamlı rakamlı terim belirleyicidir. Logaritmada ondalık basamak sayısı, sayıdaki anlamlı rakam sayısına eşittir.
- Gözlenebilme sınırı (LOD) 3s_kör/m, tayin sınırı (LOQ) 10s_kör/m ölçütüyle bulunur. Kalibrasyonda dış standart, iç standart ve standart ekleme yöntemleri bulunur; matriks etkisi varsa standart ekleme tercih edilir.
- Çözelti dengelerinin çözümü üç araca dayanır: denge sabiti ifadesi, kütle denkliği ve yük denkliği. Aktiviteler, iyonik şiddet arttıkça aktivite katsayılarının küçülmesi nedeniyle derişimden sapar.
- Zayıf asitte [H⁺] ≈ √(Ka·C), zayıf bazda [OH⁻] ≈ √(Kb·C) alınır. Amfolitin (ör. HCO₃⁻) pH’sı yaklaşık (pKa₁ + pKa₂)/2’dir. Zayıf asidin eşlenik bazı için Kb = Kw/Ka’dır.
- Tampon çözelti, zayıf asit ve eşlenik bazının karışımıdır; pH = pKa + log([A⁻]/[HA]) bağıntısıyla bulunur. Tampon kapasitesi oran 1’e yakınken en yüksektir; etkin aralık pKa ± 1’dir. Seyreltme pH’yı az, kapasiteyi çok etkiler.
- Asit-baz titrasyon eğrilerinde eşdeğerlik noktasındaki pH, oluşan tuzun hidrolizine bağlıdır: kuvvetli asit–kuvvetli baz için 7, zayıf asit–kuvvetli baz için 7’den büyük, zayıf baz–kuvvetli asit için 7’den küçüktür. Yarı eşdeğerlikte pH = pKa’dır.
- İndikatör seçimi: geçiş aralığı (pKin ± 1), eğrinin dik bölgesi içinde kalmalıdır. Fenolftalein (8,2–10) zayıf asit–kuvvetli baz, metil oranj (3,1–4,4) kuvvetli asit–zayıf baz titrasyonlarında yaygındır.
- Titrasyonlarda doğrudan, geri (artık) ve yer değiştirme titrasyonları ayrılır. Standart çözelti, birincil standartla ayarlanır; birincil standart saf, kararlı, higroskopik olmayan ve büyük molar kütleli olmalıdır (KHP, Na₂CO₃ gibi).
- Çözünürlük çarpımı Ksp yalnızca sıcaklığa bağlıdır. Ortak iyon çözünürlüğü azaltır; kompleks oluşumu, zayıf asit anyonlarının protonlanması ve yüksek iyonik şiddet ise çözünürlüğü artırır. Seçici çöktürmede aynı tipteki tuzlardan Ksp’si küçük olan önce çöker.
- Gravimetri: çökelek tartılarak analit miktarı bulunur. İri ve saf kristal için sıcak, seyreltik çözeltiye karıştırarak yavaş çöktürme, ardından çökeleğin olgunlaştırılması uygulanır. Birlikte çökelme pozitif hata yapar; gravimetrik faktör (analit/çökelek molar kütle oranı) hesapta kullanılır.
- Çöktürme titrasyonlarında Mohr (kromat, pH 6,5–10), Volhard (Fe³⁺ indikatörü, asidik ortam, geri titrasyon) ve Fajans (adsorpsiyon indikatörü) yöntemleri kullanılır. Üçünde de AgCl veya AgSCN gibi gümüş tuzlarının oluşumu esastır.
- Kompleksometri: EDTA, çoğu metal iyonuyla 1:1 oranında kararlı kompleks yapar. Koşullu oluşum sabiti K′ = α(Y⁴⁻)·K olup pH azaldıkça düşer. Sertlik tayininde pH 10 tamponu ve eriokrom siyahı T kullanılır; girişimler maskeleme ile giderilir.
- Redoks titrasyonları: permanganometri (kendinden indikatörlü, asidik ortam), iyodometri/iyodimetri (nişasta indikatörü, tiyosülfat titranı) ve dikromatometri başlıca yöntemlerdir. Hesapta elektron sayısı oranı ve stokiyometri belirleyicidir.
- Nernst denklemi E = E° − (0,0592/n)·log Q (25 °C) ile elektrot ve hücre potansiyeli bulunur. Potansiyometride referans elektrot (Ag/AgCl, kalomel) sabit potansiyel verir; cam elektrot H⁺ aktivitesine yanıt verir; iyon seçici elektrotlarda iyonik şiddet TISAB ile sabitlenir.
- Kondüktometri iyonların iletkenliğine dayanır; kuvvetli asit–kuvvetli baz titrasyonunda iletkenlik eşdeğerliğe kadar azalıp sonra artar. Karl Fischer titrasyonu suya özgüdür ve iyot, SO₂, baz ve alkol içeren reaktifle yapılır.
- Spektrofotometride A = −log T = ε·b·c (Beer–Lambert). Sapmalar yüksek derişim, polikromatik ışın ve kimyasal dengelerden kaynaklanır. Ölçüm, duyarlılığın en yüksek olduğu λmax’ta yapılır; kızılötesi (IR) fonksiyonel grup belirlemede kullanılır.
- Atomik yöntemler: AAS elemente özgü oyuk katot lambası ve atomlaşma (alev veya grafit fırın) kullanır; ICP-OES ise yüksek sıcaklıklı argon plazmayla uyarılmış atomların ışımasını ölçer ve daha az kimyasal girişim gösterir. Floresans, düşük artalan nedeniyle çoğunlukla çok duyarlıdır.
- Kromatografide alıkonma faktörü k = (tR − tM)/tM, seçicilik α = k₂/k₁, tabaka sayısı N = 16(tR/w)², tabaka yüksekliği H = L/N ve rezolüsyon Rs = 2(t₂ − t₁)/(w₁ + w₂) ile hesaplanır. Rs ≥ 1,5 tabana kadar ayrım demektir.
- HPLC’de ters fazda durağan faz apolar (C18), hareketli faz polardır; organik çözücü oranı artarsa alıkonma kısalır. Gaz kromatografisinde FID organik bileşiklere, TCD ise hemen her gaza duyarlıdır. Van Deemter eğrisi, optimum akış hızını gösterir.
- Özütleme dağılma oranı D = [A]org/[A]sulu ile ifade edilir; eşit hacimde tek özütlemede özütlenen oran D/(1 + D)’dir. Aynı toplam çözücü için birkaç küçük porsiyonla özütleme, tek büyük porsiyondan daha verimlidir.
Anorganik Kimya
- Koordinasyon bileşiğinde merkez metal, ligandlarla koordinasyon küresini oluşturur; kare parantez içindeki iç küre ile dışındaki karşı iyonlar farklı davranır. Koordinasyon sayısı, ligand sayısı değil verici atom sayısıdır.
- Werner kuramı, birincil değerliği yükseltgenme basamağıyla, ikincil değerliği koordinasyon sayısıyla ilişkilendirir. AgNO₃ ile çöken klorür sayısı dış küredeki klorür sayısını verir; bu, yapıyı belirlemede klasik yöntemdir.
- Adlandırmada ligandlar alfabetik sırayla yazılır, metal en sona gelir ve yükseltgenme basamağı Roma rakamıyla verilir. Anyonik komplekslerde metal “-at” ekini alır; katyon önce okunur (potasyum hekzasiyanoferrat(III)).
- Yapı izomerliği: iyonlaşma, hidrat, bağlanma ve koordinasyon izomerisi. Uzay izomerliği: cis–trans, fac–mer ve optik izomerlik. Tetrahedral komplekslerde geometrik izomer yoktur; kiralite için ayna düzlemi ve inversiyon merkezinin bulunmaması gerekir.
- Kristal alan kuramı ligandları nokta yük sayar. Oktahedral alanda d orbitalleri t₂g (−0,4Δo) ve eg (+0,6Δo) olarak yarılır; tetrahedralde sıra tersinirdir ve Δt ≈ 4/9 Δo’dır. Kare düzlemde dx²−y² en yüksek enerjilidir.
- Spin durumunu Δo ile eşleşme enerjisi P belirler: Δo < P yüksek spin, Δo > P düşük spin. Bu seçim yalnızca oktahedral d⁴–d⁷ için söz konusudur; 4d ve 5d metalleri ve kuvvetli alan ligandları düşük spini kolaylaştırır.
- Kristal alan kararlılaşma enerjisi KAKE = (−0,4 n(t₂g) + 0,6 n(eg))Δo biçiminde hesaplanır. Yüksek spin d⁶ için −0,4Δo, düşük spin d⁶ için −2,4Δo’dır. KAKE; hidrasyon enerjileri, örgü enerjileri ve kinetik inertlik üzerinde etkilidir.
- Spektrokimyasal seri ligandları alan kuvvetine göre sıralar: I⁻ < Br⁻ < Cl⁻ < F⁻ < OH⁻ < H₂O < NH₃ < en < CN⁻ < CO. Δo büyüdükçe soğurulan dalga boyu kısalır; Δo = hc/λ ilişkisiyle kJ/mol’e çevrilebilir.
- Renk ve manyetizma: d–d geçişi olan kısmen dolu d düzenleri renkli, d⁰ ve d¹⁰ iyonlar çoğunlukla renksizdir. Spin-only moment μ = √(n(n+2)) BM ile eşlenmemiş elektron sayısından kestirilir.
- Jahn–Teller teoremi, dejenere elektronik hâlin geometrik bozulmayla kalktığını söyler. Eg orbitalleri eşit olmayan dolan komplekslerde (d⁹, yüksek spin d⁴, düşük spin d⁷) güçlü, t₂g dengesiz dolduğunda zayıf bozulma beklenir.
- MO kuramına göre σ bağlanmada Δo, bağlayıcı olmayan t₂g ile karşı bağlayıcı eg* arasındaki farktır. π-alıcı ligandlar (CO, CN⁻) t₂g’yi alçaltıp Δo’yu büyütür; π-vericiler (halojenürler) Δo’yu küçültür.
- Şelat etkisi, çok dişli ligandın tek dişlilerin yerini almasıyla parçacık sayısı arttığı için entropi kazancına dayanır. Irving–Williams serisi (Mn < Fe < Co < Ni < Cu > Zn) kararlılığın metale göre değişimini verir.
- Kinetik olarak d³ ve düşük spin d⁶ oktahedral kompleksler inerttir; yüksek spin ve Jahn–Teller etkili kompleksler labildir. Kare düzlem Pt(II) komplekslerinde trans etki (Cl⁻ > NH₃) ürün izomerini belirler (cisplatin sentezi).
- Organometalik kimyada 18 elektron kuralı kararlılığı yorumlar: Cr(CO)₆, Fe(CO)₅, Ni(CO)₄ ve ferrosen 18 elektronludur. Mn₂(CO)₁₀’da Mn–Mn bağı 17’yi 18’e tamamlar; CO’da geri bağlanma ν(CO) frekansını düşürür.
- Vaska ve Wilkinson tipi 16 elektronlu d⁸ kompleksler yükseltgen katılma ve indirgen ayrılma adımlarıyla katalizör görevi yapar. Yükseltgen katılmada oksidasyon basamağı ve koordinasyon sayısı ikişer artar.
- Nokta grubu belirlemede simetri işlemleri E, C_n, σ, i ve S_n kullanılır. NH₃ C₃ᵥ, BF₃ D₃ₕ, CH₄ T_d, SF₆ O_h, CO₂ D∞ₕ’dir. Kiral moleküller yalnızca C_n ve D_n gruplarında; kutuplu moleküller C₁, Cs, C_n ve C_nv gruplarında bulunur.
- Karakter tablolarında indirgenemez gösterim sayısı sınıf sayısına eşittir ve boyutların kareleri toplamı grup mertebesini verir. Titreşim kipi sayısı 3N−6 (doğrusal 3N−5)’dir; merkezil simetrik moleküllerde IR ve Raman etkin kipler birbirini dışlar.
- VSEPR ve MO: XeF₂ doğrusal, XeF₄ ve ICl₄⁻ kare düzlem, SF₄ testere, ClF₃ T biçimlidir. B₂ ve O₂ paramanyetiktir; O₂⁺, O₂, O₂⁻, O₂²⁻ serisinde bağ derecesi 2,5’ten 1’e düşer, bağ uzar.
- Katı hâl: yarıçap oranı 0,414–0,732 arasında koordinasyon sayısı 6’dır. Birim hücrede NaCl 4+4, ZnS 4+4, CaF₂ 4+8 iyon içerir. Örgü enerjisi yüklerin çarpımıyla artar, yarıçapla azalır; n tipi yarı iletken verici katkıyla elde edilir.
- s-blok: Li Mg’ye benzer; alkali metaller oksijenle oksit (Li), peroksit (Na), süperoksit (K, Rb, Cs) verir. Grup 2’de hidroksit çözünürlüğü artar, sülfat çözünürlüğü azalır; Be bileşikleri amfoterdir.
- p-blok grup 13–14: Diboran 3c–2e köprü bağlarına sahiptir; BF₃ < BCl₃ < BBr₃ Lewis asitliği π geri bağışı ile açıklanır. Al(OH)₃ amfoterdir. Eylemsiz çift etkisi nedeniyle Pb(IV) yükseltgen, Sn(II) indirgendir. Silikatlarda Si:O oranı yapıya göre 1:4’ten 1:2’ye iner.
- p-blok grup 15–18: Fosfor oksiasitlerinde yalnızca O–H hidrojenleri asidiktir; Ostwald yönteminde NH₃ → NO → NO₂ → HNO₃ gerçekleşir. Halojen oksiasitlerinin asitliği O sayısıyla artar; Cl₂ soğuk bazda Cl⁻ ve ClO⁻ verir; XeF₆ hidrolizi XeO₃ üretir.
- d-blok: Cr₂O₇²⁻/CrO₄²⁻ dengesi pH’a bağlıdır, MnO₄⁻ ortama göre Mn²⁺, MnO₂ ya da MnO₄²⁻ verir. Lantanit büzülmesi nedeniyle Zr ve Hf benzerdir. Cu⁺ sulu ortamda orantısızlaşır, Ag⁺ NH₃ ile doğrusal [Ag(NH₃)₂]⁺ oluşturur, Ni²⁺ dimetilglioksimle kare düzlem kırmızı çökelti verir.
Organik Kimya
- Organik bileşikler IUPAC kurallarıyla adlandırılır: ana zincir, en yüksek öncelikli fonksiyonlu grubu taşıyan en uzun zincirdir. Numaralama fonksiyonlu gruba en küçük numarayı verir.
- Fonksiyonlu grup önceliği asit > ester > amid > nitril > aldehit > keton > alkol > amin sırasıyla ilerler; öncelikli olmayan gruplar önek olur.
- Stereokimyada kiral merkezler CIP kuralıyla R/S olarak adlandırılır. Çift bağlarda E/Z, aynı kurala dayanır. Enantiyomerler ayna görüntüsüdür; diğer stereoizomerler diastereomerdir.
- Mezo bileşikler stereomerkez taşısa da ayna düzlemi nedeniyle akiraldir. Stereoizomer sayısı en fazla 2ⁿ’dir ve simetride azalır.
- Nükleofilik sübstitüsyonlarda SN2 tek adımlı, inversiyonlu ve alkil halojenürde 1° substrat için tercih edilen mekanizmadır. SN1 ise karbokatyon üzerinden, rasemleşme ve yeniden düzenlenmeyle yürür.
- Çözücü etkisi önemlidir: polar protik çözücüler SN1 ve iyonlaşmayı, polar aprotik çözücüler SN2’yi destekler. İyi ayrılan gruplar zayıf bazlardır (I–, Br–, TsO–).
- Eliminasyonda E2, anti-periplanar geometri ve kuvvetli baz ister; küçük bazla Zaytsev, hacimli bazla Hofmann ürünü baskındır. E1 karbokatyon üzerinden SN1 ile yarışır.
- Alkenlere elektrofilik katılma Markovnikov kuralına uyar; kararlı karbokatyon oluşur ve yeniden düzenlenme olabilir. Peroksitli HBr, hidroborasyon ve radikal katılma anti-Markovnikov sonuç verir.
- Alken katılmalarının stereokimyası mekanizmaya bağlıdır: hidroborasyon sin, halojen katılması anti, OsO4 sin, epoksit açılması anti katılma verir. Ozonoliz çift bağı karbonil bileşiklerine ayırır.
- Alkinler Lindlar ile cis, Na/NH3 ile trans alkene indirgenir. Hg2+/H3O+ hidratasyonu keton verir. Terminal alkinler asidiktir (pKa ~25) ve asetilür anyonu C–C bağ kurmada kullanılır.
- Aromatiklik 4n+2 π elektron kuralı (Hückel) ile belirlenir. Benzen elektrofilik aromatik sübstitüsyonla tepkime verir; sübstitüentler orto-para ya da meta yönlendirir ve halkayı aktifler ya da pasifleştirir.
- Friedel–Crafts asilasyonu yeniden düzenlenme olmadan keton verir ve alkilasyona göre sentezde daha güvenilirdir. Çok basamaklı sentezde sıra önemlidir: yönlendirici etkiler adımları belirler.
- Alkoller yükseltgenme (PCC, Jones), dehidratasyon, tosilatlama ve halojenürlenme tepkimeleri verir. Eterler Williamson yöntemiyle hazırlanır ve epoksitler pH’a bağlı farklı bölgede açılır.
- Karbonil bileşikleri nükleofilik katılmaya uğrar: Grignard alkol, NaBH4/LiAlH4 indirgenme, Wittig alken, amin ile imin/enamin verir. NaBH4 ester ve amide etki etmez, LiAlH4 eder.
- Enol/enolat kimyası aldol, Claisen ve asetoasetik/malonik ester sentezlerinin temelidir. α-hidrojeni olmayan aldehitler Cannizzaro tepkimesi verir.
- Karboksilik asit türevlerinin reaktifliği asit klorür > anhidrit > ester > amid sırasındadır. Esterleşme dengeli bir tepkimedir; sabunlaşma tek yönlüdür ve alkol konfigürasyonu korunur.
- Aminler baz ve nükleofildir; aromatik aminlerde bazlık azalır. Hofmann düzenlenmesi bir karbon eksik amin, Gabriel sentezi saf birincil amin verir; Hofmann eliminasyonu az sübstitüe alken oluşturur.
- Aril diazonyum tuzları Sandmeyer, Schiemann ve H3PO2 ile hidrür sübstitüsyonu gibi dönüşümlerle halkada değişik grupların yerleştirilmesini sağlar; azo kenetlenmesi boyaları verir.
- Pericyclic tepkimelerden Diels–Alder, s-cis diyen ve dienofil arasında [4+2] siklokatılmadır. Konjuge dienlere HX katılması kinetik (1,2) ve termodinamik (1,4) ürün verir.
- Konformasyon analizinde anti-bütan ve sandalye sikloheksanda büyük grupların ekvatoryal konumu en kararlı düzenlemedir; 1,3-diaksiyal etkileşimler aksiyal grupları kararsızlaştırır.
- Karbohidratlar aldoz ve ketoz olarak sınıflanır; piranoz/furanoz halka oluşumu anomerik karbon yaratır. Epimer, anomer ve mutarotasyon kavramları ayrıştırılmalıdır. İndirgen şekerlerde serbest hemiasetal vardır.
- Amino asitler zwitter iyon olup pI değerleriyle sınıflanır; peptitler amid bağıyla oluşur. Lipitler esterdir (sabunlaşma 1:3), nükleotitler baz, şeker ve fosfat içerir.
- Spektroskopi yapı aydınlatmasında birlikte kullanılır: IR fonksiyonlu grubu, 1H ve 13C NMR çevreyi ve simetriyi, kütle spektrometresi molekül kütlesini ve halojen izotoplarını verir.
Fizikokimya
- Termodinamiğin birinci yasası ΔU = q + w biçimindedir; sisteme verilen ısı ve sistem üzerine yapılan iş pozitif sayılır. Gazın genleşirken yaptığı iş negatiftir.
- İç enerji ve entalpi hal fonksiyonlarıdır, ısı ve iş ise yol fonksiyonlarıdır. Sabit hacimde q = ΔU, sabit basınçta q = ΔH olur.
- ΔH = ΔU + Δn·RT bağıntısında Δn, ürünlerle girenlerin gaz mol sayıları farkıdır. Gaz mol sayısı değişmiyorsa ΔH ≈ ΔU’dur.
- İdeal gazda iç enerji yalnızca sıcaklığa bağlıdır; izotermal süreçte ΔU = 0 ve q = −w olur. Cp − Cv = R bağıntısı ideal gazlarda geçerlidir.
- Tek atomlu ideal gazda Cv = 3R/2 ve Cp = 5R/2’dir. Mol başına ortalama öteleme kinetik enerjisi 3RT/2’dir.
- Tersinir izotermal genleşmede w = −nRT·ln(V₂/V₁) olur. Tersinir yolda gaz çevreye en büyük işi yapar; tersinmez yolda yapılan iş daha azdır.
- Hess yasasına göre entalpi değişimi izlenen yoldan bağımsızdır. Denklemi ters çevirmek ΔH’nin işaretini değiştirir, katsayıyla çarpmak ΔH’yi aynı katsayıyla çarpar.
- Tepkime entalpisi, ürünlerin oluşum entalpileri toplamından girenlerinki çıkarılarak bulunur. Elementlerin kararlı hâllerinin standart oluşum entalpisi sıfırdır.
- Bağ enerjilerinden ΔH, kırılan bağ enerjileri toplamından oluşan bağ enerjileri toplamı çıkarılarak yaklaşık hesaplanır.
- Entropi, düzensizliğin ve erişilebilir mikro durum sayısının ölçüsüdür. Katıdan sıvıya, sıvıdan gaza geçişte ve gaz mol sayısı artan tepkimelerde artar.
- Faz geçişinde dengede ΔS = ΔH/T olur. Isıtmada ΔS = n·Cp·ln(T₂/T₁), izotermal gaz genleşmesinde ΔS = nR·ln(V₂/V₁) bağıntıları kullanılır.
- İkinci yasaya göre kendiliğinden süreçte evrenin entropisi artar. Tersinir süreçte ΔS_evren = 0, tersinmez süreçte ΔS_evren > 0’dır.
- Sabit sıcaklık ve basınçta ΔG = ΔH − TΔS ölçüt alınır; ΔG < 0 ise süreç kendiliğindendir. ΔH ve ΔS işaretlerine göre sıcaklık etkisi belirlenir.
- ΔG° = −RT·lnK ilişkisi, standart serbest enerji ile denge sabitini bağlar. ΔG = ΔG° + RT·lnQ olduğundan Q < K ise tepkime ileri, Q > K ise ters yöne ilerler.
- Van’t Hoff bağıntısına göre endotermik tepkimede sıcaklık artınca K artar, ekzotermik tepkimede azalır. Bu, hız sabitinin sıcaklıkla artışından farklı bir olaydır.
- Hız bağıntısı deneysel olarak belirlenir ve stokiyometrik katsayılarla doğrudan ilgili olmak zorunda değildir. Mertebeler, derişim–hız verilerinin karşılaştırılmasıyla bulunur.
- Sıfırıncı derecede [A] = [A]₀ − kt ve t½ = [A]₀/2k, birinci derecede ln[A] = ln[A]₀ − kt ve t½ = 0,693/k, ikinci derecede 1/[A] = 1/[A]₀ + kt ve t½ = 1/(k[A]₀)’dır.
- Doğrusal grafik mertebeyi gösterir: [A]–t doğrusal ise sıfırıncı, ln[A]–t doğrusal ise birinci, 1/[A]–t doğrusal ise ikinci derecedir. Eğim hız sabitiyle ilişkilidir.
- Arrhenius bağıntısı k = A·e^(−Ea/RT) biçimindedir. İki sıcaklıktan Ea, ln(k₂/k₁) = (Ea/R)(1/T₁ − 1/T₂) ile hesaplanır.
- Katalizör aktivasyon enerjisini düşürerek hızı artırır; ΔH’yi, denge sabitini ve dengedeki bileşimi değiştirmez. Çarpışma kuramında yalnızca yeterli enerjili ve uygun doğrultulu çarpışmalar etkindir.
- Mekanizmada hızı en yavaş basamak belirler. Ara ürünler, hızlı denge ya da kararlı hâl yaklaşımıyla hız bağıntısından yok edilir.
- Galvanik hücrede anotta yükseltgenme, katotta indirgenme olur; elektronlar dış devrede anottan katoda akar. E°hücre = E°katot − E°anot ve ΔG° = −nFE°’dir.
- Nernst eşitliği E = E° − (0,059/n)·logQ biçimindedir. Dengede E = 0 ve Q = K olur; log K = nE°/0,059 bağıntısı K’yi E°’den verir.
- Elektrolizde Faraday yasasına göre biriken madde miktarı geçen yükle orantılıdır: n = I·t/(z·F). Sulu çözeltilerde su da indirgenip yükseltgenebilir, bu nedenle ürün seçimi potansiyellere bağlıdır.
- Faz kuralı F = C − P + 2 şeklindedir. Saf madde üçlü noktasında F = 0’dır; faz diyagramlarında çizgiler denge hâlindeki iki fazı, nokta üç fazı gösterir.
- Clausius–Clapeyron bağıntısı ln(P₂/P₁) = −(ΔHbuh/R)(1/T₂ − 1/T₁) ile buhar basıncının sıcaklıkla değişimini verir. Suyun katı–sıvı çizgisi negatif eğimlidir.
- Raoult yasasına göre çözücünün buhar basıncı x·P°’dir. Kolligatif özellikler (ΔTk, ΔTd, π) çözünen tanecik sayısına bağlıdır ve van’t Hoff faktörü i ile düzeltilir.